(İSTANBUL) - Edirne'nin tarihi gar binaları, tren vagonları ve taş avlularına yayılan 1. Edirne Bienali, çağdaş sanatı kentin tarihi dokusuyla buluşturuyor. İlhan Koman'ın Karaağaç Garı'nda sergilenen eserlerinden yeni medya işlerine uzanan bienal, "Köprüler" teması etrafında göç, sınır ve aidiyet duygularını yeniden düşündürüyor.
"Köprüler" temasıyla düzenlenen 1. Edirne Bienali, tarihi gar binalarından taş avlulara, sınır karakollarından endüstriyel yapılara uzanan rotasıyla Edirne'yi çağdaş sanatın parçasına dönüştürüyor. 23 ülkeden 213 sanatçının katıldığı bienal, göçten aidiyete, sınır duygusundan kültürel geçişlere uzanan işleriyle kentin tarihi dokusuyla iç içe ilerliyor."
"Köprüler" temasıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, tarihi yapıları ve sınır mekanlarını çağdaş sanat üretimleriyle buluşturmaya devam ediyor. Kentin farklı noktalarına yayılan bienalde eserler; eski gar binaları, taş avlular, tarihi karakollar ve endüstriyel yapılarda izleyiciyle buluşuyor."
Bienalin dikkat çeken duraklarından biri Karaağaç'taki eski gar binası oldu. Bir dönem İstanbul'u Avrupa'ya bağlayan yapı, bugün göç, bekleyiş ve ayrılık hissini taşıyan sergilere ev sahipliği yapıyor. Tarihi yapıda yer alan İlhan Koman eserleri ise mekanın atmosferiyle güçlü bir ilişki kuruyor.
Eski sınır yapılarında kurulan sergilerde ise "sınır" duygusu öne çıkıyor. Mehmet Ali Uysal'ın can simitlerinden oluşan yerleştirmeleri güven arayışını düşündürürken, Francesco Albano'nun beden deformasyonları üzerinden ilerleyen işleri psikolojik baskının izlerini görünür kılıyor. Sidar Bağcı'nın çocukluk ve oyun hissi taşıyan işi ile Eda Çetin'in öz yabancılaşma üzerine düşündüren çalışmaları ise bienalin daha sakin ama katmanlı alanlarını oluşturuyor.
Bienalin en çarpıcı mekanlarından biri olan Tarihi Elektrik Fabrikası'nda ise yeni medya ve yapay zeka temelli işler sergileniyor. Edward Burtynsky, Alkan Avcıoğlu ve Murat Germen'in çalışmaları fabrikanın endüstriyel dokusuyla birlikte farklı bir atmosfer oluşturuyor.