İsrailli stratejist Shay Gal tarafından kaleme alınan şok analiz, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin artan gücüne karşı İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yeni bir askeri ve siyasi doktrin hazırlığında olduğunu ortaya koydu. Washington'a güvenin sarsıldığı vurgulanan raporda, Türkiye’yi hedef alan "Lizbon 2.0" ve "Poseidon’un Gazabı" gibi tehlikeli senaryolar öne çıkıyor.

Yayınlanan analizde, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) için "koruyucu hamilik" döneminin sona erdiği sert bir dille ifade ediliyor. Özellikle Donald Trump dönemine atıfta bulunulan metinde, ABD’nin Türkiye’yi "vazgeçilmez bir bölgesel aktör" olarak gördüğü ve kendi çıkarları için Türkiye’nin hamlelerine göz yumduğu belirtiliyor. Analist Shay Gal, Washington’un çıkarları uyuştuğunda müttefiklerinin tehdit edilmesini umursamadığını, bu yüzden Atina, Lefkoşa ve Tel Aviv’in artık kendi göbeğini kendisinin kesmesi gerektiğini savunuyor.

Analizde, “Türkiye’nin yarattığı zorluk bir kriz değildir. Bu bir sistemdir. Türkiye dosya bazında değerlendirilmez. Bir yapı olarak okunur. Ege’den Suriye’ye, Kıbrıs’tan Libya’ya kadar uzanan bu bölgeler birbirinden ayrı sahneler değildir. Bunlar tek bir stratejik çerçeve oluşturur” dikkat çeken en çarpıcı tespitlerden biri oldu.

Yayınlanan analizde, " Ankara sınırları zorlamaz. Boşluklardan yararlanır. Gerginliğin tırmanma eğilimleri test edilir. Müdahale eşikleri ölçülür. Kontrol, sonuca varmayı gereksiz kılar" denilerek; İHA/SİHA gücü, enerji aramaları, askeri ihracat ve Rusya ile kurulan stratejik dengenin Batı dünyasını felç ettiği itiraf ediliyor. Türkiye’nin NATO içinden operasyon yapma kabiliyetinin, müttefikleri stratejik bir felce uğrattığı vurgulanıyor.

Analiz, Türkiye’ye karşı NATO’nun 5. maddesinin (ortak savunma) işlevsiz olduğunu, çünkü NATO’nun kendi içindeki bir üyeye karşı harekete geçemeyeceğini savunuyor. Bunun yerine, Avrupa Birliği’nin "Lizbon Antlaşması 42.7" (silahlı saldırı durumunda AB üye devletleri arasında karşılıklı yardımlaşması) maddesinin devreye sokulması gerektiği öneriliyor.

"Lizbon 2.0" doktrini olarak adlandırılan bu plana göre; Türkiye’nin sondaj faaliyetleri, hava sahası ihlalleri, mülteci hareketliliği, eskortluk yapan askeri araçlar doğrudan saldırı kabul edilerek AB düzeyinde askeri ve siyasi bir karşılık verilmesi hedefleniyor. Amaç, Türkiye’nin veto yetkisinin olduğu NATO’yu bypass ederek AB üzerinden bir savunma duvarı örmek.