Beylikdüzü Belediyesi'nde 20 yıl boyunca veznedar olarak görev yapan ve Ekrem İmamoğlu'nun başkan olduğu 2019 yılında maruz kaldığı mobbing ve "zimmet" suçlamaları sonrası intihar eden Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Uçar, sessizliğini bozdu.

Uçar, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu 29 Ocak 2019 tarihinde bir anda "zimmetine para geçirmekle" suçlanarak zorunlu izne çıkarıldı. 20 yıllık meslek hayatı boyunca leke almayan Uçar'ın, bu suçlamaların ardından sistemli bir mobbing, psikolojik baskı ve itibar suikastına maruz kaldığı iddia edildi.

Yaşadığı ağır baskıya dayanamayan talihsiz memur, arkasında 11 sayfalık not bırakarak hayatına son verdi. Eşi Arzu Uçar, o günden bu yana adli süreçte belediye tarafından delillerin karartıldığını ve eşinin bir yolsuzluk çarkını örtbas etmek için kurban seçildiğini savundu.

Geçtiğimiz perşembe günü görülen duruşma sonrası Dilek Kaya İmamoğlu'nun "İddianame dedikodulara dayanıyor" açıklaması üzerine Arzu Uçar yeni açıklamalarda bulundu.

Oturduğu bu dairenin tapusunun kendisine ait olmadığını açıklayan Uçar, doğrudan Ekrem İmamoğlu'nu hedef alarak, "Dilek Kaya İmamoğlu, hani diyorsun ya somut bir delil yok. Senin kocan bir numaralı suçlu! İlk önce benim kocamın ölümünden sorumlu. Şu oturduğum daireyi senin kocan söz verdi, 'Git oradan daire bak' dedi. Ben West Side'ı ne bilirdim? Benim çapım mı yeter buraya? Kiracıysam kirayı nereye yatırıyorum, ev sahibiysem tapum nerede?" dedi.  

Yedi yıldır oturduğu dairenin o dönemde Beylikdüzü Belediye Başkanı olan İmamoğlu'nun talimatıyla kendisine tahsis edildiğini belirten Uçar, "Kültür Merkezi'ndeki Başkanlık katında bir araya geldiğimizde Ömer Şatır, 'Hukukçular uygun görmüyor' dediğinde, Ekrem İmamoğlu neden 'İşadamları bir araya gelmiş ve almış gibi gösterilir' dedi? Madem uygun değildi, neden o zaman böyle denildi? Adem Soytekin'in, bir görüşmede söz konusu daire için, "Benden tam 100 bin lira kesildi" dediğini anlatan Uçar, "Daha başka hangi işadamlarından kesildi? Kimlerden toplandı bu paralar?" diye sordu.