Türkiye'de reklam ve medya yatırımları son iki yılda hızla artarken pazardaki payın yüzde 75'e yakını yabancı dijital platformlara aktı. Reklam sektörünün çatı kuruluşlarının Deloitte'a hazırlattığı Türkiye Medya ve Reklam Yatırımları Raporu'na göre, 2024'te 213 milyar TL'ye ulaşan medya ve reklam yatırımlarının yüzde 74.6'sına karşılık gelen 158 milyar TL'sini, ABD ve Çin merkezli küresel dijital platformları kaptı. Aynı dönemde televizyonun reklam pastasından aldığı pay yüzde 18.2'ye, yazılı basının payı ise yüzde 0.8'e kadar geriledi.

Hürriyet'in haberine göre; Uzmanlar, 2025 yılında yurtdışına aktarılan bu tutarın 200 milyar TL seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Her yıl milyarlarca liralık reklam gelirini Türkiye'den elde eden X, Meta, YouTube, TikTok vb. platformların, buna karşın ülkeye yatırım, vergi, istihdam ve altyapı oluşturma konusunda aynı iştahı göstermediği vurgulanıyor. Bu tablo, yalnızca ekonomik bir kayba değil; dijital kamusal alanın kontrolünün yabancı şirketlerin algoritmalarına bırakılması anlamına geldiği için stratejik bir risk olarak da değerlendiriliyor. Öte yandan, reklam verenlerden yüksek meblağlar alınmasına rağmen, reklamların ne kadarının vatandaşa yansıtıldığı ise belirlenemiyor.

Deloitte'ın hazırladığı Türkiye Medya ve Reklam Yatırımları Raporu'na göre, 2024'te gerçekleştirilen 158 milyar TL'lik dijital yatırımların yüzde 55.50'sini video reklamı yatırımları aldı. Bunlar YouTube, Facebook, Instagram ve TikTok gibi video paylaşım mecralarıydı. Yüzde 47.97'lik kısmı ise gösterim ve tıklama bazlı reklamlardan oluştu. Burada da Google gibi büyük arama motorları büyük pay aldı. Aynı dönemde Influencer reklam yatırımlarının payı ise yüzde 6.27 olarak gerçekleşti.

YouTube Disney Netflix Türkiye'yi kuşatıyor mu? Dijital tekelleşme tehlikesi! |Video

"MİLLİ GÜVENLİK AÇISINDAN CİDDİ BİR KIRILGANLIK"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Türkiye'de üretilen reklam değeri hızla ülke dışına aktarılırken, bu platformlar Türkiye'de anlamlı bir yatırım, istihdam ya da altyapı üretmiyor. Ortaya çıkan tablo yalnızca ekonomik bir kayıp değil; bilgi akışının, gündem belirleme gücünün ve dijital kamusal alanın kontrolünün yabancı şirketlerin algoritmalarına bırakılması anlamına geliyor. Bu durum, dijital egemenlik ve milli güvenlik açısından ciddi bir kırılganlık oluşturuyor" ifadelerini kullandı.