(TBMM) - DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM Başkanlığı'na sunulan 12 Yargı Paketi'ni eleştirerek "Gerçekten bu paket toplumun beklentilerine yanıt veren bir paket değildir. Ne yazık ki hazırlanan ve bugün kamuoyuyla paylaşılan teklif metni dertlere derman olacak bir bakış açısından uzak. Bugün yapılması gereken demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü ve adaleti büyütecek paketler ve yasalar yapmaktır ama ne yazık ki yine palyatif, günü kurtarmaya dair yaklaşımla AKP iktidarının sürece yaklaştığını görüyoruz" dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında yürütülen sürece ilişkin yasal düzenlemeler, 12. Yargı Paketi ve Meclis Genel Kurulu'ndaki "sahte oy pusulası" tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, barış ve demokratik toplum sürecinin temel güvencesi olan çerçeve yasanın bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmesi, hızlı bir şekilde tartışılması ve yasallaştırılması gerektiğini belirterek, "Barış politikasının sürmesi için bunun bir zorunluluk olduğunu, barışın toplumsallaşması, barışın barışın kalıcılaşması için bunun bir zorunluluk olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. O anlamıyla fiili süreçten yasal sürece geçiş meselesini siyaset kurumunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin öncelikli bir başlık olarak ele alması gerekiyor" dedi.
Yasal sürece geçiş için daha fazla beklemeye, zaman kaybetmeye hiç kimsenin tahammülü olmadığını söyleyen Koçyiğit, "Çerçeve yasa tam da bu hukuki sisteme yanıt oluşturacak ve sürecin kapsamını, ilkelerini, işleyişini ve demokratik denetim mekanizmalarını da belirleyerek aslında güven ortamını güçlendirecek ve toplumsal güveni arttıracaktır. Bağımsız millet, demokratik çözüm arayışlarının kurumsal ve kalıcı bir çerçeveye kavuşturulması en önemli başlık olmak durumundadır" ifadelerini kullandı.
Koçyiğit; Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda bahsedilen yasal çerçevenin oluşmasında sorumluluğun iktidar partisinde olduğunu belirterek, "Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun içerisinde bulunan bütün siyasi partilerin de bu sorumluluğun paydaşı olduklarını, bu sorumluluktan azade olmadıklarını ifade etmemiz gerekiyor. Meclis'in tek görevi sadece buraya gelen yasaları konuşmak ve tartışmak ya da iktidarın öncelediği yasaları yapmak değildir. Bugün toplumsal barışımızı büyütmek ve gerçek anlamda sorunların diyalog zemininde, Meclis zemininde konuşulması ve bütün bu sorunlara çözüm arayışlarının adresi olması da Meclis açısından çok önemlidir. Hızlı bir şekilde Meclis'in bu görevi, bu sorumluluğu üstlenmesi gerekiyor. Aslında çerçeve yasayı konuştuğumuz zaman o anlamıyla dar bir zeminde ele alınmasını ve bazı manipülatör alçaklar üzerinden sürecin ve yasanın speküle, manipüle edilmesini, topluma yanlış anlatılmasını, toplumda yanlış algılar oluşturulmasının da çok hatalı olduğunu ve hızla bunun önünün alınması gerektiğini ifade etmemiz gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da çağrı yapan Koçyiğit, "Meclis Başkanı tıpkı komisyon sürecinde olduğu gibi bugün de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli ve bu tarihi süreçte gerçek anlamda barış için rolünü oynamalı ve kolaylaştırıcı bir misyonla bu sürece sahip çıkmalıdır. Yasal barış, yasal çözüm, yasal adım diyoruz. Bütün bu yasallıklar olmadan sürecin gerçek anlamda güvenceden yoksun olacağının bir kez daha altını çizmek istiyoruz" dedi.