Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını belirterek, "Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz." dedi.
DEİK'in 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi.
DEİK Başkanı Olpak, etkinlikteki konuşmasında DEİK olarak kurumsallaşma, etkinlik, liyakat, sürdürülebilirlik, güçlü finansal yapı, açık iletişim ve sonuç odaklılık kavramlarıyla, Bosna'dan Japonya'ya, Senegal'den Kanada'ya kadar 153 iş konseyiyle, kalıcı ve insani ilişkiler kurduklarını söyledi.
Her yıl gerçekleştirdikleri 2 bin ticari diplomasi faaliyetiyle, liyakat esaslı seçimlerle üye sayısını 800'lü rakamlardan 5 bin seviyesine ulaştırdıklarını belirten Olpak, "Aynı haftada 6 ülkede organizasyon yapabilme becerisiyle, 8 dilin konuşulduğu 100 kişilik kadrosuyla ve kamu kaynağı kullanmadan sürdürülebilir finansal yapısıyla Türk iş dünyamızın Kuzey Yıldızı'yız." diye konuştu.
Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını kaydederek, "Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz. Almanya ile mevcut 60 milyar avroluk ikili ticaretimizle ilgili 4 stratejide ve 10 sektörde yoğunlaşarak, Almanya ile kısa vadede 125 milyar avro ve orta-uzun vadede 250 milyar avroluk yol haritası ortaya çıktı. Bunu önemsiyoruz, üzerinde çalışacağız." ifadelerini kullandı.
Dünyanın bugün geldiği noktada, Türkiye'siz bir AB olamayacağı ve eski ezberleri bir kenara koyarak tamamen yeni bir bakışla ilerlemek gerektiği gerçeğinden hareketle, ocak ayında, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu başkanlarına hitaben mektup yazdıklarını söyleyen Olpak, benzer içerikli mektupları Almanya, Polonya ve Belçika'nın siyasi liderlerine hitap ederek, kendi dillerinde ve önde gelen gazetelerinde tam sayfa yayınladıklarını dile getirdi.