Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Serdivan Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Sakarya Hafızlık İcazet Merasimi'nde yaptığı konuşmada, Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi kapsamında hafızlıklarını tamamlayan 133 öğrencinin icazet merasiminde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kur'an-ı Kerim'e sahip çıkmak, onu ilk günkü haliyle korumak ve bu büyük emaneti nesilden nesile aynı titizlikle taşımanın, hafızlık geleneğinin özünü oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, hafızın, ilahi kelamı zihninde tutan kişi olmanın ötesinde onu koruyan, ona sahip çıkan ve kendisine emanet edileni eksiltmeden yarınlara ulaştıran kişi olduğunu ifade etti.

Cevdet Yılmaz, "Aziz milletimiz tarih boyunca Kur'an-ı Kerim'i hayatının merkezinde tutarak bu manevi hafızayı canlı tutmuş, camilerimiz, medreselerimiz, Kur'an kurslarımız ve hafızlık geleneğimiz bu köklü medeniyet birikiminin en güçlü taşıyıcıları arasında yer almıştır. Bugün de aynı emanet, aynı hassasiyet ve aynı şuurla yaşamaya devam etmektedir." diye konuştu.

"Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi"nin, asırlardır yaşatılan hafızlık geleneğini çağın eğitim anlayışıyla buluşturan örnek bir model olduğunu belirten Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının işbirliğinde yürütülen bu proje sayesinde öğrencilerin eğitim hayatlarına ara vermeden hafızlıklarını tamamlayabildiğini, akademik gelişimlerini sürdürürken Kur'an-ı Kerim'i hıfzetme bahtiyarlığına da eriştiklerini söyledi.

Bu yönüyle projenin, akademik başarı ile manevi gelişimin birbirini tamamladığını gösteren güçlü bir yaklaşımı ortaya koyduğunu dile getiren Yılmaz, "2019'dan bu yana ülkemizin dört bir yanında on binlerce öğrencimizin bu projeyle buluştuğunu ifade etmek isterim. Binlerce evladımızın hafızlıklarını tamamlamış olması da ortaya konulan bu vizyonun milletimiz tarafından ne kadar güçlü şekilde benimsendiğini göstermektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İbni Sina, Farabi, Biruni, Harizmi, Nasirüddin Tusi, İmam Gazali, Fahreddin er-Razi ve daha nice büyük alimin Kur'an terbiyesiyle yetiştiğini, hafızlık geleneğinden beslendiğini, böylece inanç ile bilgiyi, ilim ile irfanı, hikmet ile ahlakı aynı potada buluşturduğunu söyledi.