Manisa'da 2010 yılında çöplükte poşet içerisinde bulunan kız bebeğin ölümüyle ilgili 16 yıldır çözülemeyen dosya, Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı verileri üzerinden yapılan çapraz inceleme sonucu aydınlatıldı. Bebeği çöplük kenarına bıraktığı belirlenen anne Beren Dikbaş tutuklanırken, olay tarihinde reşit olmadığı tespit edilen kız kardeşi G.Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Manisa'da 2010 yılında çöplükte poşet içerisinde bulunan kız bebeğin ölümüne ilişkin 16 yıldır faili meçhul olarak kalan dosya, yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda aydınlatıldı. Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı kayıtları üzerinden yapılan incelemelerle ulaşılan anne Beren Dikbaş tutuklanırken, kardeşi G.Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay, 3 Nisan 2010 tarihinde Manisa'nın Turgut Özal Mahallesi'nde meydana geldi. Hurda toplayan bir vatandaşın çöp poşeti içerisinde bebek cesedi bulması üzerine başlatılan soruşturmada yapılan otopside, kız bebeğin kafa ve beden travmasına bağlı kafatası kırığı ve karaciğer kanaması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Bebeğin topuğundaki izden hastanede doğduğu anlaşılmasına rağmen dönemin imkanlarıyla faile ulaşılamadı.

Dosya, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından 2026 yılında yeniden ele alındı. Soruşturma kapsamında 2010 yılında topuk kanı alınan bebeklere ilişkin kayıtlar detaylı şekilde incelendi. Sağlık Bakanlığı verileriyle yapılan çapraz sorgulamalar sonucunda Berin Dikbaş'a ulaşıldı.

Yapılan araştırmalarda Dikbaş'ın olay tarihinde İzmir'de bir kız bebek dünyaya getirdiği ancak bebeğin nüfus kaydının bulunmadığı tespit edildi. Elde edilen teknik ve fiziki deliller doğrultusunda düzenlenen operasyonla şüpheli anne gözaltına alındı.

Emniyetteki ifadesinde evlilik dışı bir ilişkiden hamile kaldığını söyleyen Berin Dikbaş, doğumu ailesinden gizlediğini belirterek doğumun ardından bebeği bir poşete koyup çöp konteynerinin yanına bıraktığını kabul etti. Bebeği öldürmediğini öne süren Dikbaş, birilerinin bebeği bulup sahiplenmesini umduğunu savundu.