“Sağlıklı cilt tek bir ürünün değil, doğru yaklaşımın sonucu” diyen dermatoloji uzmanı Doç. Dr. Ezgi Özkur doğru yaklaşımı üç basamakta özetliyor: “Temizle, tedavi et ve koru.” Özkur herkesin benimsemesi gereken üç alışkanlığıysa şöyle sıralıyor: “İlki, yaz-kış denemeden güneşten koruyucu kullanmak. İkincisi cildi aşırı yormamak, her trend ürünü denememek. Ve sade ama düzenli rutin oluşturmak.” En sık yapılan hatalar konusundaysa şu uyarıyı yapıyor: “Kişilerin sosyal medyada gördüğü her ürünü denemesi, cildi sürekli güçlü, aktif içeriklerle zorlaması, kendi cilt tipini ve ihtiyacını gerçekten anlamadan akne, rozase, kılcal damar, leke gibi sorunlarda dermatoloğa gitmek yerine sosyal medyadan ürün alıp denemesi.”
Menopoz dönemine ilişkin de bilgi veren Doç. Dr. Özkur’a göre düşen östrojen seviyesi ciltte en çok kolajen kaybı ve kuruluk olarak karşımıza çıkıyor. Bunu önlemek için: “Yoğun nemlendirme yapılmalı. Antioksidan içerikler rutine eklenmeli. Peptid ve retinollü antiaging aktifler cilt bakım rutinine dahil edilmeli. Güneş koruması daha da disiplinli uygulanmalı.”
‘Ceviz ve badem özellikle kuru ciltler için faydalı’
Yazarımız, iç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya “Protein, vitamin, mineral ve antioksidan açısından zengin bir beslenme, cildin yapısını, elastikiyetini ve onarım kapasitesini doğrudan destekler” diyor. Dr. Kaya’ya göre iyi bir cilt sağlığı için hem dıştan bakım hem de içeriden beslenme birlikte ele alınmalı. “Bazı besinler içerdiği yüksek antioksidan kapasite, vitamin, mineral ve sağlıklı yağ asitleri sayesinde cilt sağlığını desteklemede diğerlerine göre belirgin bir avantaja sahip” diyen Dr. Kaya bu besinleri şöyle sıralıyor.
◊Yabanmersini ve böğürtlen: Güçlü antioksidanlar (özellikle antosiyaninler) içerir. Erken yaşlanmayı ve mat görünümü önlemeye yardımcı olur.
◊Somon ve sardalya: Omega-3 yağ asitlerinden zengin. Ciltteki inflamasyonu azaltır, akne eğilimini hafifletir ve cildin daha nemli, dolgun görünmesine katkı sağlar.