CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, "Meclis'te paralel Genel Merkez oluşturulduğu" değerlendirmesinde bulundu.
Öztrak, Meclis'teki basın toplantısında, CHP'ye yönelik mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından partinin Genel Başkanının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu belirtti. "Partimize daha fazla yargı müdahalesine yol açmamak, bir an evvel iktidar yürüyüşümüzü başlatmak için mevcut yönetimle birlikte sorunları kendi içimizde istişare ederek çözmemiz gerekir." diyen Öztrak, "CHP'nin içinden geçtiği sıkıntılı sürece, Özgür Özel yönetiminin 2024'ten sonra yaptığı hataların da önemli katkısı olduğunu" dile getirdi.
Öztrak, son yerel seçimlerde CHP'nin birinci parti olmasına rağmen parti yönetiminin hemen erken seçim istemek yerine iktidarla normalleşme süreci başlattığını, Özel ve yönetiminin iş başına geldikten sonra kutuplaştırma politikası izlediğini, partinin kötü yönetildiğini ve kırgınlaştırıldığını söyledi.
Mazisi asrı aşan bir partinin laf oyunlarıyla değil şeffaflıkla, hesap vererek yönetilmesi gerektiğini ifade eden Öztrak, "Bunu yapmamanın sonuçlarını Manavgat'ta, Uşak'ta gördük. Belediye başkanlarına önce sahip çıkıldı, sonra da kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmek zorunda kaldı. CHP hepimizin baba evidir ama hiçbirimizin babasının dükkanı değildir. Dönemin Genel Merkez yönetimi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili iddiaları reddetmeyi partimizin yegane gündemi haline getirdi. Halkımızın yoksulluğunu, işsizliğini, hayat pahalılığını, dışlanmışlığını ıskalamamıza sebep oldu." açıklamalarında bulundu.
Öztrak, CHP yönetiminin yargı kararıyla görevden alınabilecek noktaya gelmesinin partinin çatısı altındaki herkesi üzeceğini ancak söz konusu iddiaların da göz ardı edilemeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:
"'Mahkeme şöyle, önceki yönetim böyle' diyenlere de sorarlar, en yakınlarınızın kurultayda, delegenin iradesini satın almak için operasyon yapıldığına dair itiraflarını ne yapacağız? İradesini fesada uğratmak için delegeye kamu gücü kullanılarak maddi menfaat sağlandığı, CHP'li belediyelerde iş vaadedildiği iddialarını nereye koyacağız? Mahkemece sabit görülen 'seçim ve oylamalara hile karıştırıldığı' hususunu yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin hiç mi suçu yok? Atatürk'ün partisinin kapatılacağı söylentilerine 'Hadi oradan' diyemeyip, alternatif parti kurmaya çalışanların hiç mi sorumluluğu yok? Asırlık çınarımızı, babaevimizi böyle mi savunacağız? Makamlarından, ünvanlarından bir türlü vazgeçemeyenlerin şimdilerde de Meclis'te paralel genel merkez oluşturarak partiyi nasıl tahrip etmeye çalıştıklarını ibretle izliyorum. Baskın bir kapalı grup toplantısı düzenleyip kendini grup başkanı seçtirmek, 'Tanımıyorum' dediğin butlan kararını tanıyıp artık genel başkan olmadığını kabul etmektir."