(SON) (TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, "Bu düzeni değiştirmek için millete bir sandık lazımdır. O sandık için sonuna kadar mücadele edeceğiz. O sandıklara milletle birlikte yorulmadan koşacağız. Oy oy, zarf zarf, sandık sandık kazanacağız. Köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir kazanacağız. İnsan insan, umut umut, mücadele mücadele kazanacağız. Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Biz bu ülkenin makus kaderini değiştireceğiz. 4 Mayıs'ta CHP 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
"Bir ülkede adalet olmazsa refah olmaz. Yabancı yatırımcı gelmez, ekonomik kriz bitmez. Ülkede yatırım ortamını, barış ortamını dinamitliyorlar. 19 Mart darbesinin üstünden 406 gün geçti. 86 milyon kaybetti. Bu darbenin ne işçiye ne emekçiye ne emekliye ne çiftçiye ne esnafa bir faydası yok. Kadına da, gence de, memura da faydası yok. Türkiye'yi her alanda geriye götürüyor. Ülkemizi dış tehditlere karşı zayıflatıyor. Fevkalade siyasi olan bu dava, yaprak yaprak dökülüyor. Tel tel dökülüyor. Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı püskürtüyor, bir itirafçıyı mahcup ediyor. Her gün bir doğru, bir yalanı çürütüyor. Geçen hafta İBB Davası'nı gördük, hep beraber izledik. O geçen hafta yaşananlardan sonra artık ortada yandaş basın yok. 10 aydır bu mevzuların üstünde tepinen yandaş kanallar nerede? Alsana arkaya Silivri'deki mahkemeyi, geç önüne, al eline mikrofonu anons çeksene, yollasana muhabirini, yapsana haberini. 'Bugün Ekrem İmamoğlu'na söylenen suçlar ispatlandı' diye. Tek bir ispat yok. Ne var biliyor musunuz? 'Ben öyle gördüm. Ben öyle görmedim. Gördüm yazmışlar, duymuştum. Kimden duyduğumu da unutmuştum. Burada bir şey söyleyemeyeceğim. İfademi geri çekiyorum.'"
"D avanın temel taşıyıcı kolonları olan 14 itirafçı , dün itibarıyla ifadelerini geri çekti"
Bakın dün Aziz İhsan Aktaş davası. Duruşmada dün iki gizli tanık dinlendi. Söylediği söz ortada, kimliği gizli. Yüzünü başka yerden yansıtıyorlar, buzluyorlar, sesini değiştiriyorlar. Yani söylediği sözü tekrar etmek için her konfor sağlamış. Gizli tanığın adı Yaprak ve kendisine sorulan soruya şu cevabı veriyor: 'Anlattıklarım sadece duyduklarımdan ibarettir. Bir şey görmedim. Savcılıkta yazıya döküldü. Altını imzaladım. Başka bildiğim bir şey yoktur.' Bunun ifadesiyle insanlar tutuklu. Gizli tanık XYZ49QP, savcı hangi psikoloji içindyse o sırada gizli tanığa bu ismi vermiş. Gizli tanık şunu söylüyor dün: 'Bizzat gördüğüm bir usulsüzlük yoktur. Kulaktan duyduklarımı anlatmıştım.' Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları. Önce bunların ifadeleriyle tutukluyorlar. Sonra bu ifadeleri doğrulatacak şekilde milleti iftiraya zorluyorlar. İşte iki gizli tanığın bunları söylediği bu davada, 14 itirafçı, dün itibarıyla ifadelerini geri çektiler. Yani siz bunların her birini geçen sene nisan, mayısta, haziranda, temmuzda 'bir itirafçı daha' bütün gece oturmuşlar, üstünde tepinmişler o kanalda, bu kanalda. Şimdi bu söylenenlerin hepsi yalan çıkıyor. Bu arkadaşlara soruyorlar, 'Sen yalan söyledin.' 'E ne yapalım? Siyasette yalan olur' diyor. Siyaseti yapanlar yalan atıyor, yalan attırıyor, iftira attırıyor da sen gazetecisin kardeşim. Biri, 'Beni de kandırmışlar. Savcılıktan duydum' diyor. Biri, biraz tepesi atmış; 'Gelen bilgi notu hala WhatsApp'ta duruyor. Savcıya inanmayacaktım da kime inanacaktım' diyor.
" Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler , her hukuksuz adımların tek tek not alındığını sakın unutma sınlar"