"Muhteşem bir geçmişi, muhteşem bir geleceğe bağlayan bir köprü olmak isterdim. Kelimeden, sevgiden bir köprü..." ifadelerini kullanan yazar, çevirmen ve mütefekkir Cemil Meriç'in vefatının ardından 39 yıl geçti.
Fikir adamı olmanın ötesinde toplumsal meselelere dair çözümlemeler geliştirme çabası içerisinde olan Meriç, incelediği her konuya farklı bir bakış açısı getirerek dikkati çekti.
Birinci Balkan Savaşı sürerken 1912'de Meriç nehri yakınlarındaki Dimetoka'dan Hatay'a göçen bir ailenin çocuğu olan Hüseyin Cemil Meriç, 12 Aralık 1916'da Reyhanlı ilçesinde dünyaya geldi.
Meriç'in kişiliğinde, ailesindeki göçmenlik psikolojisinin, doğduğu, çocukluğunu ve gençliğini içinde geçirdiği Hatay'ın özel siyasi, kültürel ve sosyal yapısı etkili oldu.
İlahiyatçı ve yazar Prof. Dr. Emin Işık, yaptığı bir açıklamada, Meriç'in fikri yapısının oluşmasında bir ucu Balkanlara, diğer ucu Kafkaslara dayanan bir ailede doğmasının ve gençliğini Fransız işgalindeki Hatay'da geçirmesinin etkili olduğunu ifade etmişti.
Okumayı 4 yaşında söken Meriç, ilk ve orta öğrenimini Arapça, Fransızca dillerinin yanı sıra Kur'an-ı Kerim, tecvid ve ahlak eğitimi de aldığı Reyhanlı Rüştiyesi'nde tamamladı. Ardından Fransız idaresindeki Antakya'ya giderek Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi'nde okudu.