Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dün gerçekleşen Meclis Grup toplantısı, CHP'de olup bitenleri "anlamak, izlemek ve yorumlamak"isteyenler bakımından "rehber" niteliğindeydi. Bilhassa AK Parti'nin; ana muhalefetteki gelişmelere bakışı, iki başlı CHP ile mesafeyi koruma çabası, çirkin iddialara lisan-ı münasiple cevap verme tarzı dikkate değerdi. Erdoğan'ın aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı da olduğunu göz önünde tutarak "tespitlerine, benzetmelerine ve keskin mesajlarına"yakından bakmakta fayda var. Madde 1… Özellikle Özgür Özel taraftarlarının butlan kararı üzerinden AK Parti'yi ve yargı kurumunu aynı anda hedef alması, imalı konuşması karşısında Erdoğan, -tabiri caizse- taşı gediğine koydu! "Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler kendileridir!" dedi. Madde 2… Özel'in "AK Parti yargı kolları" diye imal ettiği sorunlu kavram üzerinden algı yönetimine abanması üzerine Erdoğan dedi ki…"… Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim diyenler kendileridir!" Madde 3… CHP içi kavganın, hangi düzeye kadar inebildiğini, Erdoğan çok net teşhis etti: "Dün, 'halkın umudu' dediklerine bugün 'hain' damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir!" Madde 4… CHP bünyesindeki gerilimin, Meclis'e ve AK Parti kadrolarına bulaşmaması adına Cumhurbaşkanı'nın geliştirdiği duruş da mühimdi… "Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik, aynı tavrımızı koruyoruz!" Madde 5… Bölge Adliye Mahkemesi'nin, şaibeli 38. Kurultayı iptali sonrasında CHP Genel Başkanlığı'na dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile arka plânda siyasi diplomasi işlediğini öne sürenlere Erdoğan, nezaket sınırları dahilinde gereken cevabı verdi… "Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız!" Madde 6… CHP'nin bölünmüşlüğünden, AK Parti'nin yararlanacağını savunanlara da Cumhurbaşkanı, mesajını gayet şık şekilde gönderdi: "Siyasette rakibimiz dahi olsa, bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz!" Madde 7… Meclis'in, CHP'lilerin kendi arasındaki hesaplaşmanın arenasına dönüştürülmek istenmesi de Erdoğan'ın gündemindeydi. İşte o noktada samimiyetle bir çağrı yaptı: "Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. … Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, gazi Meclisi'nin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz!" Madde 8… CHP'deki yüksek tansiyon ile sokak daveti arasında bağ kurmaya çalışan aktörlere ise Erdoğan'ın sert uyarısı vardı: "Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece, CHP'deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz, bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz." Madde 9… Cumhurbaşkanımız; partisinin, CHP'yi değerlendirme biçiminin güncel kodlarını hatırlatma gereği de duydu… "AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, milli irade düşmanı ideolojisiyledir!" Ve nihayet… Madde 10… "Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez"diyen Erdoğan, "Muhalefeti de dizayn etmeye çalışıyor" söylemini boşa çıkardı… "Er veya geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz…"

Bugünkü CHP’yi izleme rehberi… hakkında detaylı bilgiler güncellenmektedir.