Allan Hastanesi: İçeri Girdiğinizde Çocuk Denecek Yaştaydım, 1 Ay Sonra Yaşamımın Her Anı Değişti
Yaşımın 16 olduğuna inanamıyorum. O zamanlar, benden 16 yaş bekliyorlardı. Ancak mahkeme, "itaatsiz" davranışlarım nedeniyle 1 ay boyunca "Allan Hospital"da tedavi görmeme karar verdi. İşte, o zamanlar çocuk denecek yaşta benimdi.
Kanada'nın Montreal kentindeki eski bir psikiyatri hastanesi olan Allan Hospital'un ilk thingi bana, hastanenin kokusuydı. İlaç gibi kokuyordu içerisi. Hastanenin görüntüsü de bana hiç hoş gelmemişti. O zamanlar, hastaneye benziyordu bana. Bu, sonradan anladım ki, aslında bir zamanlar İskoçyalı bir nakliye zengininin konutuydu ve sonradan hastaneye dönüştürülmüştü.
1 ay boyunca, Allan Hospital'da geçirdiğim zaman, benim için bir kabus oldu. Bu deneyleri, McGill Üniversitesi'nden araştırmacı Dr. Ewen Cameron yürütmüştü. Dr. Cameron, "keşif" adını verdiği deneyleri kapsamında ilaç verdiği hastalara bazı kayıtlar dinletiyordu. Bu kayıtların binlerce kez tekrar edildiği hastalar oluyordu. Ben de Dr. Cameron'ın aynı ses kaydını yüzlerce kere dinlettiğini hatırlıyorum. "Sen iyi bir kızsın, sen kötü bir kızsın" gibi ifadeleri tekrarlamaya devam ediyordum.
Dr. Cameron'ın deneyleri, aslında "psişik yönlendirme" olarak tanımlanabilir. Hastaların zihinleri sözlü komutlar kullanılarak manipüle ediliyordu. Benim için de bu deneyler, yaşamımın her anını değiştirdi.
1 ay boyunca, Allan Hospital'da geçirdiğim zaman, bana bazı ilaçlar verildi. Bunlar arasında LSD, sodyum amital, barbitürat, desoksin, uyarıcı ve gülme gazı olarak bilinen bir yatıştırıcı olan azot oksit gazı vardı. Bu ilaçlar, benim için bir kabus oldu. Hayatımda birçok sorun yaşadım, ancak nedenlere dair bir fikrim yoktu. Şimdi ise, bu deneylerin kurbanı olduğumu öğrendim.
ABD ve Kanada'daki davalarda, birçok kurban ABD hükümetini dava etti. Ancak Kanada'da 1988 yılında görülen davada yargıç, ABD hükümetini dokuz kurbanın her birine 67.000 dolar tazminat ödemeye mahkum etti. 1992 yılında da Kanada hükümeti 77 kurbanın her birine 100.000 Kanada doları (o zamanın parasıyla yaklaşık 80.000 dolar) ödeme yaptı. Ancak deneylerle ilgili sorumluluğu kabul etmedi.
Bunların hepsi, benim için bir nebze olsun adalet bulmamın önünü açtı. Ancak hala, Dr. Cameron'ın fotoğrafını gördüğümde sinirleniyorum. Hayatımda birçok ilaç kullandım, ancak hala bazı geceler, çığlık atarak uyanıyorum.
Yıllar sonra, davanın devam etmesini ve mağdurların bir nebze olsun adalet bulmasını umuyorum. Mesele, hastalara kaybettiklerini geri vermek değil, çünkü bu mümkün değil. Mesele, onların acılarının boşa gitmemesini sağlamak, bundan ders çıkarmak.
Etik Sorumluluk
Tıbbi araştırmalarda, etik sorumluluk önemlidir. Dr. Cameron'ın yürüttüğü deneyler, bugün MK-Ultra deneyleriyle özdeşleşmiş durumda. Ancak araştırmacı Jordan Torbay'in araştırmalarına göre, o dönemde Dr. Cameron deneylerinin CIA tarafından finanse edildiğini bilmiyordu. Ne var ki, Torbay, paranın kaynağını bilip bilmediğine bakılmaksızın, Dr. Cameron'ın yürüttüğü deneylerin etik olmadığını bilmesi gerektiğini söyledi.
Adalet ve Tazminat
Davanın devam etmesini ve mağdurların bir nebze olsun adalet bulmasını umuyorum. ABD ve Kanada'daki davalarda, birçok kurban ABD hükümetini dava etti. Kanada'da ise 1988 yılında görülen davada yargıç, ABD hükümetini dokuz kurbanın her birine 67.000 dolar tazminat ödemeye mahkum etti. 1992 yılında da Kanada hükümeti 77 kurbanın her birine 100.000 Kanada doları (o zamanın parasıyla yaklaşık 80.000 dolar) ödeme yaptı.