Batman’da görev yapan okul öncesi öğretmeni Hasret Ekmen, yıllardır çocuklarla drama çalışmaları yürütüyordu. Kuklalar zaten derslerinin doğal bir parçasıydı. Ancak bir gün sınıfta yaşanan küçük bir an, büyük bir dönüşümün kapısını araladı.
Bir öğrencisinin “Öğretmenim, kuklayı sen konuşturuyorsun” sözleri, Ekmen’in farkında olmadan sahip olduğu yeteneği keşfetmesini sağladı. Bu farkındalık, okul yönetiminin teşviki ve eşi Adem Ekmen’in desteğiyle yeni bir yola dönüştü: vantrologluk.
Araştırmalarının ardından turuncu saçlı bir kukla seçen Hasret Öğretmen, ona çocukların kolayca bağ kurabileceği sıcak bir isim verdi: Tarçın.
Kısa sürede Tarçın, sınıfların vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Çocuklar için artık o sadece bir kukla değil; konuşan, şakalaşan, cevap veren bir arkadaş.
“Çocuklar Tarçın’ı bir kukla gibi görmüyor. Onunla konuşuyor, soru soruyor, sarılmak istiyorlar. Onun verdiği tepkiler karşısında şaşırmaları, aslında öğrenmenin en doğal hali.”
Vantrologluk, dudakları oynatmadan diyaframdan konuşma tekniğine dayanıyor. Ancak Hasret Öğretmen için bu sadece bir teknik değil; çocuklara ulaşmanın farklı bir yolu.