Balkan Savaşları sırasında Saraybosna'dan Sakarya'nın Geyve ilçesine göç eden, Çanakkale Cephesi'nde savaşırken sağ kolunu kaybedip 5 yıl esir düşen ve memleketine döndüğünde tüm ailesini kaybettiğini öğrenen Gazi Hacı Osman Doğaç'ın yürek burkan hayat hikayesi, dinleyenleri hem ağlatıyor hem de gururlandırıyor.
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde kızı ve torunlarıyla birlikte yaşayan, şimdilerde Alzheimer hastalığıyla mücadele eden 98 yaşındaki Fatma Fazlıoğlu'nun babası Gazi Hacı Osman Doğaç ile ilgili hafızasında taşıdığı asırlık hatıralar, torunu Elif Desteci aracılığıyla gün yüzüne çıktı. Adeta bir dram filmini andıran hikaye; savaşın, esaretin, kayıpların ve bir ailenin küllerinden yeniden doğuşunun izlerini taşıyor.
"5 yıl ailesinden hiç haber almadan esir kalmış"
Büyük dedesi Gazi Hacı Osman Doğaç'ın yaşadığı zorlu yılları anneannesi Fatma Fazlıoğlu'ndan dinlediğini belirten Elif Desteci, ailenin Saraybosna'dan Türkiye'ye uzanan zorunlu göç ve savaş serüvenini anlattı. Desteci, "Anneannemler ailesi ile Saraybosna'da yaşamışlar. Balkanlar karışınca Türkiye'de Geyve ilçesine göç etmişler ama geldiklerinde burada da bir savaş çıkmış. Çanakkale Savaşı döneminde, anneannemin babası ve onun 3 erkek kardeşi birlikte cepheye gidiyorlar. Çanakkale'de Conk Bayırında savaşmışlar. Savaş başlayınca çok uzun sürmeden büyük dedemiz sağ kolundan bir bombanın şarapnel parçası gelmesi sonucunda yaralanmış. Sonrasında Fransa, Lizbon ve Mısır İskenderiye'de 5 yıl ailesinden hiç haber almadan esir kalmış. Geride cephede savaşan 3 erkek kardeşi, annesi, eşi, çocukları ve kız kardeşleri var ancak hiçbirinden haber alamamış" dedi.
5 yıllık esaretin ardından esir değişimiyle Türkiye'ye dönen Gazi Osman Doğaç'ın en büyük acıyı memleketine ayak bastığında yaşadığını ifade eden Desteci, şöyle konuştu:
"Büyük dedemiz esirken, cephede savaşan 3 kardeşinin de künyesi köye gelmiş, yani şehit düşmüşler. Geride bıraktığı kız kardeşleri, annesi ve eşi ise savaş zamanı Geyve'de çıkan kolera salgınında vefat etmiş. Kendisi tabii esir kaldığı için bu yaşananlardan hiç haberi olmamış. Esir değişimiyle döndüğünde kendisini karşılamaya gelen ve hiç tanımadığı bir akrabasının ikinci eşine 'Siz kimsiniz?' diye soruyor. O kişi de 'Ben senin her şeyinim; annen, baban, geride bıraktığın hanımın, çocukların, 3 erkek kardeşin savaşta şehit düştü, geride bıraktıkların ise hastalıktan vefat etti' diyor. O anda bütün ailesinin öldüğü haberini alıyor. Anlatılanlara göre hayatında sadece iki kere ağlamış; biri kolu kesilince, diğeri ise bütün ailesinin yok olduğunu öğrendiği o an."