İLİM Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, gündemin çocuklar olduğunu belirterek, "Bugün gündemimiz çocuklar. Çocuklarımızın güvenli, emniyetli bir şekilde okullarına devam edebilmeleri gündemde. Fiziki emniyetin ötesinde çocuklarımızın ekran bağımlılığıyla mücadelede oradan nasıl korunacağı, sosyal medya ve türevleri üzerinden çocuklarımızı esir almaya çalışan kötü etkenlerden nasıl korunacakları, şu anda gündemimizde bunlar var" dedi.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş'ta 'Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı'na katıldı. Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde düzenlenen programa, Muş Valisi Avni Çakır, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, AK Parti Bitlis İl Başkanı Engin Günceoğlu, belediye başkanları, partililer, İlim Yayma Vakfı üyeleri, Türk Kızılay üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Bu yıl 23 Nisan'ın buruk geçtiğini belirten Erdoğan, "Allah kimseye yaşatmasın. Allah korusun ama belki de milletçe bir uyanma vesilesi olsun diye dua ediyorum. Bazen bir musibet, bir nasihatten evladır derler. Çocuklarımızın ne kadar önemli olduğunu, ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiğimizi unutuyoruz. Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Yani işte ben çocuğu okula verdim. Gerisini anlamam. İşte öğretmen değil misin sen? Bu iş böyle değil. Bu iş bütün toplumun paydaşı olduğu bir iş. Böyle görmemiz lazım. Bizim geleneğimizde de böyle. Peygamber Efendimiz de bize böyle öğretmiş. Mesela çocuklara hoşluk olsun, espri olsun diye bile yalan söylememeyi Peygamberimizden öğreniyoruz. Yani böyle yetişen bir çocuk yalancı olur mu? Ama toplumdaki herkesin bunu uygulaması gerekiyor" dedi.
'BİZ ÖĞRETMENE ÖĞRETMENLİK ÖĞRETMEYECEĞİZ'
Çocuk yetiştirmenin yalnızca aile ve öğretmenlerin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene 'Hayır, sen gitme okula.' demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici rolde eğitime destek olmamız da lazım. Kahramanmaraş olaylarının ardından bir çocuk bayramının gününde belki daha çok düşünmemiz gereken, daha çok kafa yormamız gereken meseleler diye bunlardan başlamak istedim" diye konuştu.
Bazı keskin tedbirlerin alınması konusunda bugüne kadar işte farklı saiklerle işi siyaset mecrasında olmaz hale getirenlerin de artık kendine çeki düzen vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: