Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında konuştu.
MTTB'nin sıradan bir teşkilat olmadığını ifade eden Bakan Gürlek, Birliğin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yetişen kadroların Türkiye'nin geleceğine yön verdiğini belirtti. Türkiye'nin yakın tarihine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden oluşturulan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir" dedi.
Milletin siyasetin tüm ayarlarını bozan odaklara karşı her defasında kararlı durduğunu ifade eden Bakan Gürlek, 1960 darbesinin Türkiye'de vesayet düzeninin kurumsallaşmasının başlangıcı olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980 darbesi siyasetin askıya alındığını, milletin iradesinin yok sayıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, darbelerin sadece milli iradeye pranga vurmadığını toplumun hafızasını da tahrip ettiğini söyledi.
"Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder."
Vesayet zincirinin en sinsi halkalarından birinin 28 Şubat 1997 süreci olduğunu belirten Bakan Gürlek, cuntacıların "28 Şubat bin yıl sürecek" sözünün Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir leke olduğunu ifade etti. 1990'lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesinin azmine şahit olunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünden yeşermeye başlıyor. İstanbul'da başlayan o yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değildir. O gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. 'Sessiz çoğunluğun sesiyiz' haykırışıdır" diye konuştu.
2002 yılında ülkenin düştüğü zor durumda AK Parti'nin milletin engin öngörüsüyle iktidara geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Konuştuklarımız siyasal tarihimiz için çok kolay anlatılıyor gibi gözükse de aslında o dönemleri yaşayanlar bunun ne kadar zor bir mücadele olduğunu o dönemin karanlık yapılarının ne kadar kindar ve zalim olduklarını bilirler. Bu cesaret ve gönül mücadelesi, bu millet aşkı birçok evde, birçok ailede, birçok bireyde gözyaşının umutlara karıştığı o kutlu millet iradesinin var olma savaşıdır" şeklinde konuştu.