Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: HAKAN KAYA

(İSTANBUL) - Esenyurt Yunus Emre Şehit Kenan Kumaş Polis Merkezi'nde görevli polis memurları tarafından darp edildiği iddiasıyla avukat Yunus Özayar, Büyükçekmece Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu. Özayar, "Gelinen aşamada karakollar, adliyeler bizim iş yerimiz. Bu iş yerimizde her zaman gerginlik yaşayarak, her zaman problem ve engelleri aşarak çalışmak gerçekten yorucu" açıklamasını yaptı. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da "Bu tür olayların bir kez daha cereyan etmemesi için başta Esenyurt İlçe Emniyet Müdürü'nü, İstanbul Emniyet Müdürü'nü, İstanbul Valisi'ni ve İçişleri Bakanı'nı göreve davet ediyorum" dedi.

Avukat Yunus Özayar, geçen cumartesi günü Esenyurt Yunus Emre Şehit Kenan Kumaş Polis Merkezi'nde görevli polis memurları tarafından darp edildiği ve görevini yapması engellenerek zorla dışarı çıkarıldığı iddiasıyla Büyükçekmece Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu. Özayar, suç duyurusu öncesinde İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve baronun yönetim kurulu üyeleri ile birlikte adliye önünde açıklama yaptı.

Olay gününü anlatan Özayar, karakolda çalışanların stresli ve gergin davranışları olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Müvekkilimle görüştüm. Daha sonra dosyasını incelemek istediğimde bir dosyanın olmadığını belirttiler. Bunun bir adli gözaltı mı olduğunu sordum. 'Adli gözaltı, idari gözaltı, ikisi de var' dediler. İkisine dair evrak rica ettim ve dosyayı incelemek istedim ancak buna karşılık olumsuz ve gergin bir tavırla karşılaştım. Daha sonrasında aniden şiddete başladılar ve beni karakoldan yaka paça dışarıya attılar. Daha sonra da içeriye girmek istediğimde 'Canın yetiyorsa gel' içerikli beyanlarda bulunarak birkaç polis memuru benim karakola girmemi engellediler ve karakolun içine girer gibi yaptığımda tekrar saldırıya başladılar. Daha evvel kimliğimi göstermiş olmama rağmen dışarı çıktılar ve dışarıda tekrar kimlik istediler. Ben artık yaşadığım süreç içerisinde kimliğimi karakolun dışında bulunan kamera kaydına tutarak göstermek zorunda kaldım. Çünkü kimliğimi göstermemem üzerine bir tartışma ortamı, yine bir saldırı ortamı oluşacaktı. Ben de kendimi bu şekilde izah etmeye çalıştım."

Gelinen aşamada karakollar, adliyeler bizim iş yerimiz. Bu iş yerimizde her zaman gerginlik yaşayarak, her zaman problem ve engelleri aşarak çalışmak gerçekten yorucu. Biz yargının üçlü sac ayağından birisiyiz. Buna saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla ilgili makamların ilgili yerlerde önlemleri almasını rica ediyorum. Çünkü bir insan mesleğini ifa ederken can tehlikesi altında kalmasının bir rutin olması imkansız ve hayatın olağan akışına da aykırıdır. Sayın Başkanım ve diğer baro üyeleri meslektaşlarımın destekleri çok kıymetli. Çok teşekkür ediyorum. Umarım bundan sonraki işlemlerde daha hukuka uygun eylemler çerçevesinde mesleğimizi icra ederiz. Teşekkür ediyorum dayanışma için."