NATO Zirvesi’ne artık geri sayım başladı. Ankara, NATO liderlerine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken Avrupa'da ise Trump endişesi hakim. Özellikle İran savaşında Avrupalı müttefiklere sert çıkan Trump, şaşırtıcı bir şekilde Polonya'ya 5 bin ek Amerikan askeri göndereceğini duyurdu. Elbette bu durum ittifak içinde şaşkınlık yarattı. Çünkü bu karar, birkaç hafta önce Almanya'dan yaklaşık 5 bin Amerikan askerinin çekileceğinin açıklanmasının ardından geldi.

Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda kararı, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile olan yakın ilişkilerine bağladı. "Polonya'nın mevcut Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin başarılı seçim zaferi ve kendisine verdiğim destek ile aramızdaki ilişkiler göz önüne alındığında, Amerika Birleşik Devletleri’nin Polonya'ya 5 bin ilave asker göndereceğini söylemekten mutluluk duyuyorum." ifadelerini kullandı. NATO üyesi dışişleri bakanları, 7-8 Temmuz’da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne hazırlık amacıyla İsveç'te toplandı.

Ancak görüşmelere, savunma harcamaları ve Ukrayna'dan çok Trump’ın son açıklamaları damga vurdu. Çünkü Trump, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına, Avrupa ülkelerinin destek vermemesinden bu yana müttefiklerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırdı. ABD Başkanı, nisan ayında NATO'dan çekilmeyi değerlendirebileceğini söylemiş, ittifakı da "kağıttan kaplan" olarak nitelendirmişti. Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde konuşan ABD'li Bakan Marco Rubio Trump’ın, üslerinin İran operasyonlarında kullanılmasına izin vermeyen bazı NATO üyelerinden büyük hayal kırıklığı duyduğunu açıkça söyledi.

Rubio, “İspanya gibi bazı ülkeler ABD’nin bu üsleri kullanmasına izin vermiyor. O halde bu ülkeler neden NATO’nun parçası? Bu son derece meşru bir sorudur. Dürüst olmak gerekirse, diğer bazı NATO ülkeleri bize büyük destek verdi. Yine de bu konuyu konuşmamız gerekiyor” dedi. Ankara zirvesi yaklaşırken Avrupalı müttefikler bir yandan savunma kapasitelerini güçlendirmeye çalışıyor, diğer yandan da Trump yönetimiyle yaşanan gerilimlerin ittifak içinde yeni bir krize dönüşmesini engellemeye çalışıyor. Ancak Avrupalı liderler, yalnızca Washington'un kararlarından değil, kendileriyle hiçbir istişareye girilmeden alınan bu kararların "açıklanış biçiminden de" rahatsız. İran savaşına katılmayarak ve üslerini açmayarak gösterdikleri tepki bu rahatsızlığın bir yansıması. Avrupa'nın bir bölümü, özellikle Polonya ve Baltık ülkeleri Amerikan askerlerinin Doğu kanadına kaydırılmasını memnuniyetle karşıladı. Ancak diğer Avrupa ülkeleri daha temkinli davrandı. İsveç Dışişleri Bakanı yaşananları "kafa karıştırıcı" olarak nitelendirdi. Norveç Dışişleri Bakanı ise Avrupalı birçok meslektaşının görüşünü yansıttı. ABD'nin Avrupa'daki asker sayısını azaltma hedefiyle ilgili olarak "Önemli olan bunun düzenli ve planlı bir şekilde gerçekleşmesidir; böylece ABD varlığını azaltırken Avrupa da kendi gücünü artırabilir" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun Avrupalı müttefiklerine yanıtı ise açık oldu: "Avrupa, daha az Amerikan askeriyle yaşamayı öğrenmek zorunda." Washington, askeri kaynaklarını farklı kriz bölgelerine dağıtırken Avrupa'nın da kendi savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmesini bekliyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tartışmalarda orta yol çizerek, "Amerikan varlığının azalmasının doğal olduğunu, ancak bunun kontrollü ve kademeli şekilde gerçekleşmesi gerektiğini" söyledi. Zirvede NATO ülkelerinin savunma harcamalarını, gayrı safi yurt içi hasılalarının yüzde 5’ine çekme çağrısı yapılacak. Ankara zirvesi yaklaşırken müttefiklerin, özellikle ABD'den yapılacak büyük silah alım sözleşmelerini duyurmaları da bekleniyor. Amaç, Trump yönetimini memnun etmek.