Geçen zaman içinde insanlara güven duygusu kayboldu. Muhabbet bağları kurudu, dostluk bağlarının ipine un serildi. Yeni dünyanın kirletemediği sadece hayallerimiz kaldı. O hayaller denize bırakılmış şişe içinde mektuplar gibi ama çoktan bıraktık martıları denizleri. Şimdi çoban ateşlerini düşündüğüm zaman bir çobanın yalnızlığını özlüyorum. Onlar benim için çocukluk türkülerimin sözleri. 3 HAZİRAN 2026 Mutluluk Takvimi İz bırakan eski dostları ara. Vapura bin martılara simit at. Asla tütün ürünü kullanma. Canımın yarısıydın Alnımın yazısıydın Gidişine ağlamıştım Dönüşüne sevinmedim Aşk zamanla değişiyor Ateş söndü kül üşüyor Bir zamanlar göğsümde Saplayıp unuttuğu Hançeri o taşıyor Biz bu yalan dünyanın Yanan kulları Bir of çeksek dağlar Yerinde durur Öyle sevdik diye Hor görmesinler Aşkın cennetinde Yanmaktır gurur Hakkı YALÇIN Üstüne düşen kötülüğün karşılığını alan kendini niye sorgulasın! O gün gelecek! İnsan sonunu kaç kere yaşar? Bir lokma ekmeğe muhtaç insanları görmezlikten geldiğinde mi? Sıra kendine geldiğinde mi? Aynaya boş bakan gözlerde mi? Batırdığı ocakların geride bıraktığı izlerde mi? Her şeyden önemlisi; yaptığı zulümlerinde ve kırık kalp ölümlerinde mi? Nietzsche'nin sözü; "yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır daha alçağını değil."

Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.