"ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı" Ankara'da başladı.

Başkentte düzenlenen etkinlikte "Fark Yaratan Kadınlar: İnsan Hakları Mücadelesinde Liderlik Örnekleri" başlıklı konuşma yapan Albayrak, katılımcılara telefon ışığıyla ameliyat yapan bir doktor ile hemşirenin, kısıtlı imkanlarla temiz su getirmeye çalışan mühendisin, savaş ortamında çocuğunun rutinini korumaya çalışan annenin görüntülerini izletti.

Dünyanın en zor şartlarında topluma liderlik eden kadınların dünyanın hakim liderlik anlatısında neredeyse hiç görülmediğine dikkati çeken, "Kadınları neden bu hakim anlatının içinde görmüyoruz?" sorusunu sormak zorunda olduklarını vurgulayan Albayrak, bunun cevabının modern dünyanın kuruluşuna kadar uzandığını söyledi.

Kendileri dışındaki dünyayı keşfettiklerini söyleyenlerin, orada yaşayan halkların üzerine kendi haritalarını serdiklerini dile getiren Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu haritalar, yalnızca toprakları göstermiyordu hiç şüphesiz. Kimin merkez, kimin çevre olduğunu, kimin özne, kimin nesne olduğunu, kimin medeni, kimin ilkel sayılacağını bu haritalar belirliyordu. Kendilerini aklın ve uygarlığın sıfır noktasına yerleştirenler, herkesi bu merkeze uzaklığıyla tanımladılar. Merkezden ne kadar uzaksanız o kadar eksik, o kadar tanımlanmaya muhtaç, kurtarılmaya da muhtaçsınız. Bu bakışın en net özetini Rudyard Kipling yapmıştır. Sömürgeciliğin adeta manifestosunu yazdığını söyleyebileceğimiz bu şair, yine tırnak içinde şair demek istiyorum, sömürgeleştirdikleri topraklarda yaşayanları yarı şeytan, yarı insan diye tarif etmişti. Üzerinde biraz düşününce şunu fark ediyorsunuz: Şeytansa kontrol edilmeli bu insanlar. Eğer çocuksa bu insanlar terbiye edilmeli çünkü kendi başlarına düşünemezler, kendi iyiliklerini düşünemezler. Her iki durumda da bu kendi adına konuşamayan insanlar, onun adına hep bir başkasının konuşmasına muhtaç görüldüler. Bunu, sıradan bir şiirsel söz oyunu olarak göremeyiz. Bir görme biçimiydi, bir eylem haritasıydı."

Albayrak, aradan bir asırdan fazla zaman geçtiğini, kelimelerin değiştiğini ama maalesef haritaların asılı kaldığını söyledi.