Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca'da "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Başkan Erdoğan burada yaptığı konuşmada parti teşkilatına ve millete önemli mesajlar verdi: Bir kitabın her sayfasının ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu olabilir ama her kitabın bir kapağı, kitabı bir arada tutan şirazesi ve onu bütünleştiren cildi vardır. Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, önsözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikâyesine yer var. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana 'Uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'Hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. 25 yıldır gönül kapımız herkese açık.

Partimizi kurarken ilkelerimizi, sınırlarımızı, çerçevelerini net bir şekilde çizdik. O çizginin dışına çıkmayacağız, çıkılmasına da müsaade etmeyeceğiz. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacağız. AK Parti bir dava hareketidir. Biz bir misyonun temsilcisiyiz. Biz mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran, zafere ulaşmak için her yolu mübah gören, ilke, hudut, kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, sıratı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah'ın takdirinden umarız. 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık. İstikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz.

BİZİM DAVAMIZ MİLLET MÜCADELESİDİR Bu dava kökü mazide, gözü atide mukaddes bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Bu mücadele kişisel bir mücadele değildir. Bu mücadele millet mücadelesidir, memleket mücadelesidir. Bu mücadele ümmet mücadelesidir, insanlık mücadelesidir. Rabbim ömür verdikçe bu mücadeleyi şanla, şerefle yürüteceğiz. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin hayallerini suya düşürmedik, düşürmeyeceğiz. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz.

SİYASETİ YENİKAPI RUHUYLA YAPIYORUZ Siyaset "aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde" anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır. Her meselede bireçbir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz. Ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil; milli bir ödev bilinciyle, milletin istikbali için yapmak durumundayız. Cumhur İttifakı çatısı altında, MHP ve değerli lideri Sayın Devlet Bahçeli'yle bunun en güzel örneğini sergiliyoruz. Farklı siyasi partiler olarak ülkemizin bekası, milletimizin sulh ve selameti için güç birliği yaptık. Ortak noktalarda buluştuk, Cumhur İttifakı'nı kurduk. Yenikapı ruhuyla milletimize birlikte hizmet ediyoruz. CHP'nin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de elbette her konuda aynı düşünmüyoruz. Ama siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı.

BU ÜLKEDE KİMSE ÜVEY EVLAT DEĞİL Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun; dedeleri nereden gelmiş olursa olsun; mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir. Bu devlet; bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir; 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna, bu devletin eşit derecede sahibidir.

GÜCÜNÜ YOLSUZLUKTAN ALAN BİR MUHALEFETİN FAYDASI YOK CHP'de bunu başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bilemeyiz ancak Türkiye'nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Bizim bütün arzumuz, Türkiye'nin normalleşmesidir. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye'ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan bir yapının milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur.