Teslimiyet mevsimi gelip çattı yine. Mübarek Kurban Bayramı günlerindeyiz. Bu vesileyle bütün dostların Kurban Bayramı’nı tebrik eder, sağlık ve mutluluk içinde nice bayramlara ulaşmalarını Yüce Allah’tan dilerim.

Epey zamandan beri bayramlar, Müslüman coğrafyalara sevinç çığlıkları ve bilindik bayram coşkuları eşliğinde gelmiyor.

Nasıl gelsin ki? Yeryüzünün lanetlileri olan Siyonist İsrail katliamcıları Müslümanların ne canına ne malına ne ülkesine ne de kutsalına saygı gösteriyor. Müslümanların Allah’a yakınlaşma ve teslimiyet bayramı olan Kurban Bayramı’nda bile insanlıktan nasibini almamış bu caniler, yüzyılın yetim diyarı Gazze’nin Rimal Mahallesi’ne hava saldırısı düzenleme küstahlığı göstererek aynı aileden 4 kişiyi öldürüyor.

Soykırımcı Siyonist İsrail yöneticileri yüzünden Filistin’deki Müslümanlar enkazların gölgesinde bayrama girmekle kalmayıp aynı zamanda yıkık dökük sokaklarda yaşamaya maruz bırakılsalar da her şartta Yüce Allah’a teslimiyetlerini ve yakınlaşma arzularını sürdürüyorlar.

Bu kutlu bayram günlerinde bir acı da Lübnan’dan geldi.

Katil İsrail ordusu Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerin yoğun çabaları neticesinde 17 Nisan'da yürürlüğe alınan ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkesi bozarak bayram seyran dinlemeden Lübnan'a yönelik saldırılarını da olanca hızıyla sürdürüyor. Cümle korkaklığını ABD’nin arkasına sığınarak gizlemeye çalışan ve silahlı güç unsuru bulunmayan topraklarda kan ve zulme doymayan İsrail, Lübnan hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasını da bozarak bayram günlerinde Sur beldesinin merkezi ve çevresine hava saldırıları düzenledi.