Obama döneminde 2009-2010 yıllarında Beyaz Saray Genel Sekreteri ve 2002-2025 arasında ABD’nin Tokyo Büyükelçisi olarak hizmet eden Rahm Emanuel, geçtiğimiz günlerde The Wall Street Journal’da bir yazı kaleme alarak, Amerikan ordusunun neden bir modernizasyona hatta devrime ihtiyaç duyduğunu yazdı.
Makalesinde, ABD savunma stratejisinin modernizasyonuna ve mevcut yönetimin politikalarına yönelik sert eleştiriler sıralayan Emanuel, Amerikan Kongresi’nin orduda büyük bir reform yürürlüğe koyduğu 1986 yılından bu yana yeni savaş biçimlerinin ortaya çıktığına işaret etti.
Rahm Emanuel yazısına, Amerikan ordusunun 1980’lerden önce yaşadığı iki başarısızlığın ardından Kongre ve Pentagon’un 1986’da ordudaki kötü gidişatı kabul ettiğini anımsatarak başladı.
Birinci başarısızlık tabii ki Vietnam Savaşı, ikincisi ise Grenada adasının işgali. Vietnam’da 20 senelik savaşın ardından gelen mağlubiyet hepimizin malumu. Vietnam Savaşı’ndan sonra Amerikan ordusunda büyük bir moral ve disiplin çöküşü yaşandı. Grenada adasının işgali ise, ABD ordusunun Vietnam yenilgisinin ardından başlattığı ilk büyük harekattı. Soğuk Savaş döneminde, adadaki komünist yönetimi devirmek üzere başlatılan harekatta, Amerikan ordusunda kuvvetler arası entegrasyon eksikliği meselesi gün yüzüne çıktı.
İlk başarısızlık, yani Vietnam Savaşı, Pentagon'un ordunun “can çekiştiğini” kabul edip, orduda bir yeniden inşa sürecini başlattı. İkincisi ise, 1986 tarihli Goldwater-Nichols Yasası’nı getirdi. Başkan Reagan tarafından imzalanan Goldwater-Nichols Savunma Bakanlığı Yeniden Yapılanma Yasası ile ABD ordusunun komuta yapısı kökten değiştirilerek daha entegre, verimli ve müşterek bir yapı kurulmuştu. Rahm Emanuel de yazısında, bu iki olaydan örnek vererek, İran ve Ukrayna’daki savaşların, Amerikan yönetiminin silahlı çatışmalara yaklaşımında “devrim” yapması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti ve “Kaybedecek zamanımız yok” dedi.
“Mesele, Trump'ın iddia ettiği gibi askerlerimizdeki ‘savaşçı ruhu’ yeniden canlandırmak değil. Mesele, sadece ordunun daha fazla kaynağa ihtiyaç duyması da değil” diyen Emanuel’e göre asıl mesele, Amerikan ordusunun geleceğin savaş alanlarına kapsamlı bir şekilde hazır olup olmaması.