ABD Enerji Bakanlığı’nın, derin yeraltı sığınaklarını ve güçlendirilmiş askeri tesisleri hedef alabilecek yeni bir nükleer silah programı için yaklaşık 100 milyon dolarlık bütçe talep ettiği ortaya çıktı.

The War Zone’da yer alan habere göre, bakanlığın 2027 mali yılı bütçe talebinde “Havadan Atılan Nükleer Caydırıcılık Sistemi” adı verilen yeni bir program için 99,794 milyon dolarlık kaynak ayrılması istendi. NDS-A olarak kısaltılan programın, havadan atılan yeni bir nükleer “sığınak delici” silah geliştirilmesini hedeflediği belirtiliyor.

ABD’nin nükleer silah programlarından sorumlu kurumu olan Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi’nin açıklamasına göre, yeni sistem “Başkan’a sertleştirilmiş ve derin gömülü hedefleri vurmak için ek nükleer seçenekler” sağlayacak. Kurum, programın “agresif biçimde ilerlediğini” ve daha fazla bilginin “ABD açısından stratejik olarak faydalı olduğunda” kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

ABD’nin mevcut nükleer cephaneliğinde bu tür hedefler için özel olarak tasarlanmış tek havadan atılan silahın B61-11 yerçekimi bombası olduğu biliniyor. 1990’larda geliştirilen B61-11, güçlendirilmiş dış gövdesi ve yeraltı hedeflerine nüfuz etme kapasitesiyle öne çıkıyor. Ancak bu silahın yaşlanan tasarımı ve modern hava savunma sistemleri karşısındaki sınırları uzun süredir Washington’da yeni bir sistem arayışını gündemde tutuyor.

Habere göre NDS-A’nın hangi tasarım üzerine inşa edileceği henüz bilinmiyor. Silahın klasik bir yerçekimi bombası mı, yoksa belirli bir menzil sağlayacak motorlu ya da roket destekli bir sistem mi olacağına dair kamuya açık bilgi bulunmuyor. Ancak bütçe belgelerinde programın erken aşamada olduğu, modelleme, simülasyon, yer testleri ve ileride uçuş testleriyle ilerleyeceği ifade ediliyor.

The War Zone, ABD Hava Kuvvetleri’nin 2025 mali yılı bütçesinde de aynı programla bağlantılı olarak “Sertleştirilmiş ve Derin Gömülü Hedefleri İmha Sistemi” başlığı altında 39 milyon dolardan fazla kaynak aldığını aktardı. 2026 bütçesinde ise bu kalemin “Nükleer Taşıma Sistemleri Prototipleme” olarak yeniden adlandırıldığı ve talep edilen miktarın yaklaşık 57 milyon dolara çıkarıldığı belirtildi.