6 yıl sürecek ve 80 milyondan fazla insanın ölümüyle sonuçlanacak olan İkinci Dünya Savaşının henüz ikinci yılıydı.
Avrupa kıtasını hallaç pamuğu gibi atan Nazi Almanya’sı Yugoslavya, Yunanistan ve Bulgaristan’ı işgal etmiş, Trakya’ya girip, Edirne kapılarına dayanmıştı. Üstelik İngiltere, savaşı gerekçe göstererek Türkiye’nin sipariş ettiği denizaltıların teslimini geciktirmişti.
Vaziyet, Birinci Dünya Savaşının başlangıcını hatırlatıyordu. İngilizler, o zaman da parası ödenmiş olan savaş gemilerimizi teslim etmemiş, dönemin hükümeti bunun da etkisiyle Almanya safında savaşa girmişti.
Hatıraları canlanan Türkiye diken üstündeydi.
Tam da bugünlerde önemli bir gelişme oldu. Türkiye Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu ile Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Fransz Von Papen arasında “dostluk paktı” imzalandı. 6 Haziran’da imzalanan ve iki ülkenin birbirlerine saldırmayacaklarını taahhüt eden antlaşma bütün dünyada yankı yaptı. Özellikle de İngiltere’de...
Her ne kadar Kral II. George, “Türkiye’nin müşkül vaziyetine müdrikiz” açıklaması yapsa da; İngiltere gelişmeden rahatsız olmuş, Türkiye’nin karşı cepheye katılma ihtimalinden telaşlanmıştı. Ne de olsa insanlık tarihinin en büyük savaşı yaşanıyordu ve Türkiye ihmale gelecek bir ülke değildi. Coğrafi konumu kadar sahip olduğu madenler açısından da önemliydi. Savaş sanayiinin belkemiği olan kromun dünyada yüzde yirmisi Türkiye’de üretiliyor, Almanya kadar İngiltere de krom ihtiyacını Türkiye’den karşılıyordu. Bu kaynağın kesilmesi felaket olabilirdi.