Çalýþma hayatýnda uzun yýllardýr kullanýlan biyometrik mesai takip sistemleriyle ilgili önemli bir dönüm noktasý yaþandý. Kiþisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Resmi Gazete'de yayýmlanan ilke kararýyla çalýþanlarýn iþe giriþ-çýkýþ saatlerinin takibinde biyometrik verilerin iþlenmesinin hukuka uygunluðu konusunda kapsamlý deðerlendirmelerde bulundu.
KVKK, biyometrik verilerin diðer kiþisel verilere göre çok daha hassas nitelikte olduðuna iþaret ederek, bu tür verilerin iþlenmesinde yalnýzca teknolojik kolaylýk veya güvenlik gerekçesinin yeterli olmayacaðýný vurguladý. Kararda, biyometrik verilerin kiþinin fiziksel özelliklerine iliþkin benzersiz bilgiler içerdiði ve bu nedenle özel koruma gerektirdiði belirtildi.
Kararý deðerlendiren Kolay ÝK CEO'su Çaðlar Yalý, parmak izi ve yüz tanýma gibi yöntemler yerine kart, QR kod ve þifre tabanlý sistemlerin tercih edilmesi gerektiðini belirtti.
KVKK'nin ilke kararýnda iþverenlere alternatif yöntemler de gösterildi. Buna göre mesai takibi; þifreli kart sistemleri, PIN tabanlý giriþ uygulamalarý, RFID veya NFC teknolojisine sahip kimlik kartlarý, geleneksel imza föyleri, kaðýt bazlý devam çizelgeleri ya da denetçi gözetiminde yapýlan manuel kayýt yöntemleriyle gerçekleþtirilebilecek.
KVKK'ye göre iþverenler çalýþma saatlerini kayýt altýna almakla yükümlü olsa da bunun mutlaka parmak izi ya da yüz tanýma sistemiyle yapýlmasý gerekmiyor. Bu nedenle biyometrik verilerin iþlenmesi yoluyla gerçekleþtirilen mesai takibinin hukuka aykýrýlýk oluþturabileceði deðerlendirildi.