Yayımlanan görüş yazısında, İsveç'in inovasyon başarısının temelinde sınır tanımayan iş birliklerinin yattığı belirtildi.
Bluetooth, kalp pili ve üç noktalı emniyet kemeri gibi dünyayı değiştiren icatların bu açık kapı politikası sayesinde doğduğuna dikkat çeken büyükelçi ve başkonsolos, Türkiye ile olan ilişkinin de sadece bir yatırım süreci değil, 'birlikte üretme' modeli olduğunu vurgulanarak "Gerçek katma değer, ülkeler güçlerini birleştirdiğinde ortaya çıkar. Bu nedenle 'İsveç'te üretildi' yerine, 'Türkiye ile birlikte üretildi' diyoruz" denildi.
İki diplomat, Türkiye ile yürütülen projelerin sadece ekonomik birer işlem olmadığını, ortak bir geleceğin inşası olduğunu vurguladı. Yazıda yer alan bilgilere göre; Ericsson Türkiye’nin İstanbul, İzmir ve Ankara’daki Ar-Ge merkezlerinde Türk mühendislerle birlikte 5G ve 6G teknolojilerinin sınırlarını zorladıklarını belirten diplomatlar, bu çalışmaların küresel teknoloji yarışında iki ülkeyi stratejik ortak kıldığını ifade etti.
Sanayi alanındaki iş birliğine de değinen Mard ve Hernmarck, Systemair’in Kocaeli’ndeki 15 milyon euroluk yatırımını örnek gösterdi ve bu yatırımın Türkiye’nin ilk LEED Gold sertifikalı fabrikası olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Akademik ve kültürel iş birliklerinin de meyvelerini topladıklarını belirten temsilciler; İstanbul Üniversitesi ile KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsü arasındaki biyobazlı malzeme araştırmalarının yeni Avrupa fonlarına kapı açtığını, Spotify ve Storytel gibi markaların ise bu ortaklık ruhunu Türk halkının günlük yaşamına ve dijital kültürüne taşıdığını kaydetti.
Verilere göre, İsveçli şirketler Türkiye genelinde otomotivden tekstile, enerjiden dijital hizmetlere kadar çok geniş bir yelpazede 60 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.