Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği iş birliğinde İstanbul Finans Merkezinde düzenlenen "Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi"nde yaptığı açıklamalarda İstanbul'un küresel finans merkezi hedefi doğrultusunda önemli mesajlar verdi.

Katılım finans sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'un yalnızca finans işlemlerinin yürütüldüğü bir merkez değil, yatırım, finans ve reel ekonomiyi buluşturan küresel bir merkez olarak konumlandırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Katılım finans, riskin adil paylaşımını esas alan, üretimi destekleyen ve reel ekonomiye doğrudan katkı sunan yapısıyla ekonomik faaliyetleri değerlendirmektedir. Nitekim bugün katılım finans, belirli bölgelerle sınırlı bir uygulama olmaktan çıkmış, küresel ölçekte hızla büyüyen bir alan haline gelmiştir. Körfez ülkeleri, Malezya ve Endonezya'nın yanı sıra; İngiltere, Lüksemburg, Hong Kong ve Singapur gibi önemli finans merkezlerinde hayata geçirilen özel düzenlemeler ve geliştirilen piyasa altyapıları, katılım finans ekosisteminin uluslararası ölçekte yaygınlaşmasını desteklemektedir. Finansal büyüklükler üzerinden değerlendirecek olursak, 2018 yılında 2,5 trilyon dolar olan İslami finans varlıkları 2024 yılında 6 trilyon dolara yükselmiş olup, 2029 yılında 9,7 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir" diye konuştu.

Türkiye'nin katılım finans alanındaki performansına değinen Yılmaz, "İslami Finans Gelişim Endeksi skoruna göre Türkiye 2012 yılında 82 ülke arasında 23'üncü sırada yer alırken, 2025 yılında 140 ülke arasında 10'uncu sıraya yükselmiştir. Yaklaşık 127 milyar dolarlık İslami finans varlığı ile ülkemiz dünyada 9'uncu sırada yer almaktadır. Katılım finans, Türkiye'de resmi olarak faaliyete başladığı 1984 yılından bu yana sürekli gelişim seyri içinde olmuştur. 2026 yılı Mart ayı itibarıyla, 3'ü dijital finans kuruluşu olmak üzere 10 katılım finans kuruluşunun faaliyet gösterdiği sektörün aktif büyüklüğü 4,7 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Katılım finansın son yıllarda gösterdiği performansla beraber aktif büyüklüğünün sektör içerisindeki payı 2005 yılındaki yüzde 2,4 seviyesinde iken bu pay bugün yüzde 9,5 seviyesine yükselmiştir. Katılım bankacılığının kredi büyüklüğü 2026 Mart itibarıyla 2 trilyon TL'ye ulaşırken, bu kuruluşlarca kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranı ise yüzde 2,63 ile sektör ortalamasına yakın seyretmektedir. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,8 seviyesinde olup sektör ortalamasının üzerindedir" ifadelerini kullandı.

'BORSA İSTANBUL'UN YÜZDE 33'Ü KATILIM ENDEKSİNDE'

Sektördeki sukuk ihraçları ve fon büyüklüklerine ilişkin verileri paylaşan Yılmaz, "Ziraat Katılım Bankası, Türkiye Varlık Fonu, Vakıf Katılım Bankası, Türk Telekom ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı gibi kuruluşlarımız tarafından 2023-2026 döneminde farklı tarihlerde uluslararası piyasalarda 500 milyon dolar ila 1 milyar dolar arasında sukuk ihraçları gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan Borsa İstanbul tarafından şirket faaliyetleri dikkate alınarak Katılım Endeksi yayımlanmaktadır. Mevcut durumda Borsa İstanbul'da işlem gören 605 pay senedinden 258'i Katılım Endeksine dahil edilmiş bulunmaktadır. BİST Katılım endeksinde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri 6,5 trilyon TL ile BİST Tüm endeksinin yüzde 33'ünü oluşturmaktadır. 2026 Nisan ayı itibarıyla 'Katılım Şemsiye Fonu' unvanıyla işlem gören 92 yatırım fonu bulunmakta olup, katılım finansman araçlarına yatırım yapmakta olan toplam 65 emeklilik fonunun büyüklüğü 894 milyar TL'ye ulaşmıştır. Diğer yandan, banka dışı finansal kurumlar tarafında da vatandaşlara yeni ürün ve modeller sunulmakta ve bu alanda derinleşen bir büyüme dikkat çekmektedir" dedi.