Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Petersburg İklim Diyaloğu toplantısına katıldı.

Toplantıda açılış konuşmasını yapan Bakan Kurum, iklim krizinin ağır sonuçları ve yol açtığı tahribatlarla birlikte çeşitli krizlere eşlik ettiğini, etkisini arttırdığını kaydederek, "Kuraklık yılda 300 milyar dolardan fazla maliyete yol açıyor. Yükselen deniz seviyeleri Akdeniz kıyılarının yüzde 30'unu aşındırıyor. Sonuç olarak, ekosistemler, yaşamlar ve geçim kaynakları tehdit altında. Halklarımız bu zorluklarla karşılaştıkça uluslararası sistemin nasıl bir çözüm getirdiğini merak ediyor. Başarılarımızdan ve başarısızlıklarımızdan doğru dersler çıkardığımızdan emin olmamızı istiyorlar. Peki, çıkarmamız gereken acil dersler nelerdir? İzninizle ilk olarak enerji arzı güvenliğinden başlamak istiyorum. Milyarlarca insanı yoksulluktan kurtaran enerji sistemlerinde son dört yıl içinde ikinci kez küresel düzeyde kriz yaşanıyor. Ancak bu kriz bize fosil yakıtların enerji arzı güvenliğini garanti etmediğini de göstermiştir. Dubai'de hepimizin mutabık kaldığı üzere, ulusal şartlar doğrultusunda alternatif enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacın ve ülkelerin enerji çeşitliliğini artırılmasının gerekli olduğunu vurguladık" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE, SON 10 YILDA YENİLENEBİLİR ELEKTRİK ÜRETİMİNİ ÜÇ KATINA ÇIKARDI"

"Alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapmak, özellikle enerji çeşitliliğini desteklemek; istikrar, direnç ve temiz kalkınma demektir. Hepimizin peşinden gitmesi gereken şey budur" diyen Kurum konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Türkiye, son 10 yılda yenilenebilir elektrik üretimini üç katına çıkardı ve enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Yine 2022 enerji krizinden bu yana tüm Avrupa Birliği ülkelerinden daha fazla enerji depolama kapasitesine izin verdik ve 2035 yılına kadar her yıl en az 8 gigawatt yenilenebilir kapasitesi enerji eklemek gibi iddialı bir hedef ortaya koyduk. Buna ek olarak, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20 milyar dolardan fazla yatırım yapmayı hedefliyoruz. Ancak bu tür somut sonuçlara ulaşmanın her ülke için eşit derecede kolay olmadığının farkındayız. Bundan dolayı küresel ihtiyaçlar ile mevcut kaynaklar arasındaki boşluğu kapatmak için birlikte çalışmalıyız. İşte bu hakikat bizi ikinci derse götürüyor: Çok taraflılık gerilemiş olsa da tamamen ortadan kalkmış değil. Birçok ülke hala ortak çözüm iradesi taşıyor"

"ÜLKELERİN COP'UN TEMEL GEREKLİLİKLERİNİ YERİNE GETİRMELERİNİ SAĞLAYACAĞIZ"