Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji iş birliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurtdışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir.” dedi.

Bakan Kacır, Fransa’nın başkenti Paris’teki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı Resepsiyonuna katıldı. Buradaki konuşmasında “Amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz.” vurgusu yaptı.

Yeni Yapay Zekâ Eylem Planına da değinen Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceklerini kaydetti.

Bakan Kacır konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

TARİHİ BİR HAFIZA: Bugün yalnızca diplomatik öneme değil, aynı zamanda tarihî bir hafızaya da sahip bir mekânda bir araya geldik. Eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle bu seçkin Büyükelçilik, Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıtmaktadır.

TÜRKİYE-FRANSA İLİŞKİLERİ: Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik iş birliğinin merkezinde yer almaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Yıllar içinde ticaret ve yatırım iş birliğimiz sürekli olarak güçlenmiş ve çeşitlenmiştir. Bugün, 1.700 Fransız sermayeli şirket, sanayi ve ulaştırmadan finans ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet göstermektedir. Bu şirketlerin varlığı, ekonomimize değerli bir katkı sağlıyor ve Fransız yatırımcıların Türkiye'nin potansiyeline duydukları güveni ortaya koyuyor. Fransız menşeli doğrudan yabancı yatırımların 8,8 milyar dolara ulaşmış olması, ortaklığımızın derinliğini ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni açıkça yansıtan bir başka örnektir.