Raporda, dezenflasyon sürecinin 2026'nın ilk çeyreğinde ivme kaybettiği belirtilirken, mart ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 30,9 olarak gerçekleştiği ifade edildi. Özellikle yıl başında yapılan yönetilen fiyat düzenlemeleri ile gıda fiyatlarındaki güçlü artışların enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürdüğü vurgulandı.

Komisyon, küresel enerji fiyatlarında mart ayında yaşanan yükselişin iç piyasaya sınırlı şekilde yansıdığını belirtti. Bu durumun, akaryakıtta uygulanan özel tüketim vergisinin kademeli ayarlanmasına yönelik mekanizmayla bağlantılı olduğu kaydedildi.

Raporda ayrıca kira kalemi dahil hizmet enflasyonunun aylık bazda manşet enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğine dikkat çekildi. Bu görünümün, ekonomide enflasyonist baskıların halen güçlü olduğunu gösterdiği ifade edildi.

Avrupa Komisyonu, sıkı para politikasının desteğiyle birlikte enflasyonda önümüzdeki iki yılda aşamalı bir gerileme beklediğini açıkladı. Ancak yukarı yönlü risklerin sürdüğü ve dezenflasyon sürecinin kırılgan yapısını koruduğu da raporda yer aldı.

Ekonomik büyüme tarafında ise Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3 seviyesine yavaşlamasının, 2027'de ise yeniden yüzde 4 büyüme oranına ulaşmasının beklendiği bildirildi.

Raporda, Middle East'de devam eden jeopolitik gerilimin Türkiye ekonomisi üzerindeki en önemli etkisinin petrol fiyatları üzerinden hissedildiği belirtildi. Uluslararası enerji fiyatlarındaki yükselişin cari açığı artırabileceği ve sıkı para politikasına rağmen dezenflasyon sürecini yavaşlatabileceği ifade edildi.