İnsanların telefonlardaki flört uygulamalarından tanıştığı bir dönemden bakınca; Kağıthane'de sandaldan inip yeşilliklere yürürken aşık olan bir çift kulağa çok uzak bir ihtimal gibi geliyor.
Kadının feracesinin altından bakışlarını kaçırır gibi yapması, erkeğin cariyesi aracılığıyla kadına yazdığı şiirleri göndermesi…
Osmanlı'dan kalan yazıtlar ve tanıklıklar özellikle saray çevresi ve entelektüel kesimde aşkın çoğu zaman böyle dolaylı yollarla ifade edildiğine işaret ediyor.
Ancak BBC Türkçe'ye konuşan araştırmacılar aşkın yaşanış biçiminin döneme ve kişilerin toplumsal statüsüne göre değişiklik gösterebildiğini vurguluyor.
Osmanlı edebiyatı ve tarihi üzerine çalışan, Osmanlı'da Aşk kitabının yazarı Dr. Aslı Çiftçi, aşkın nasıl yaşandığına dair ipuçlarını dönemin edebi eserlerinde bulduklarını söylüyor.
Ancak bu metinlerin doğrudan gerçek hayatın yansıması değil, bir "ifade biçimi" olduğunu da özellikle vurguluyor.