Tim Miller, kayıp kişilerin bulunması için çalışan EquuSearch adlı gönüllü arama-kurtarma kuruluşunun kurucusu. Ancak onun bu alana yönelmesinin ardında, 1984 yılında 16 yaşındaki kızı Laura Miller’ın kaybolması ve iki yıl sonra cansız bedeninin bulunması yatıyor.
Laura, ailesinin Teksas’taki League City’ye taşınmasından kısa süre sonra, erkek arkadaşını aramak için evlerinin yakınındaki bir benzin istasyonundaki ankesörlü telefona gitmişti. Bir daha eve dönmedi. Polis ilk aşamada Laura’nın kaçmış ya da intihar etmiş olabileceğini düşündü. Baba Miller ise kızının kaçmadığından, saldırıya uğradığından emindi.
İki yıl sonra, terk edilmiş bir petrol sahasında önce kimliği belirlenemeyen bir kadının, ardından Laura Miller’ın kalıntıları bulundu. Aynı bölgede daha önce Heide Fye adlı bir kadının cansız bedeni bulunmuştu. Daha sonra aynı alanda başka bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıkacaktı. Bölge, yıllar içinde “Texas killing fields” yani “Teksas ölüm tarlaları” olarak anılmaya başladı.
Tim Miller, kızının dosyasının yeterince ciddiye alınmadığını düşündü. Ona göre Laura’nın kaybolduğu dönemde polis daha kapsamlı bir çalışma yapsaydı hem kızının bedeni daha erken bulunabilir hem de başka cinayetler önlenebilirdi.
Miller yıllar boyunca kendi imkanlarıyla iz sürdü. Bu süreçte adı en çok öne çıkan kişilerden biri Clyde Hedrick oldu. Hedrick, 1984 yılında Ellen Beason adlı bir kadının ölümüyle bağlantılı olarak daha önce “cesedi saklama” suçundan ceza almıştı. Yıllar sonra Beason’ın bedeninin yeniden incelenmesiyle kafatasında darp izine işaret eden bir kırık tespit edildi ve ölüm cinayet olarak değerlendirildi. Hedrick bu kez adam öldürmeden mahkum edildi.
Ancak Laura Miller’ın ölümü, Heide Fye, Audrey Lee Cook ve Donna Gonsoulin Prudhomme dosyaları uzun süre çözülemedi. Bölgede farklı dönemlerde kaybolan ya da öldürülen çok sayıda kadın ve genç kızın dosyası, yıllarca ailelerin cevapsız sorularıyla birlikte açık kaldı.