Araþtýrmayý yürüten Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ýlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Anabilim Dalý Dr. Öðr. Üyesi Muhammed Babacan, AA muhabirine, Türk gençlerinin Müslüman karþýtlýðý karþýsýnda geliþtirdiði kimlik stratejileri ile "gündelik Ýslamofobi" kavramýný ele aldý.
Müslüman karþýtlýðýna iliþkin akademik çalýþmalarýn, bu olgunun yalnýzca açýk nefret söylemleri ve fiziksel saldýrýlarla sýnýrlý olmadýðýný, gündelik hayatta daha örtük biçimlerde de ortaya çýktýðýný gösterdiðine dikkati çeken Babacan, bu sorunun "makro" ve "mikro" olmak üzere iki düzeyde incelenmesi gerektiðini ifade etti.
Muhammed Babacan, "Ýslamofobi, özellikle Batýlý siyasetçiler ve kitle iletiþim araçlarý tarafýndan siyasi ve ekonomik saiklerle üretilen bir propaganda aracý olarak karþýmýza çýkýyor. Bu durum, mikro düzeyi de besliyor. Irkçý zihin bu makro düzeyden etkilenerek gündelik hayatta ýrkçýlýk üretiyor." dedi.
Bu söylemlerin toplumda karþýlýk bulduðunu vurgulayan Babacan, mikro düzeyde ise ayrýmcýlýðýn gündelik yaþam pratiklerinde ortaya çýktýðýný; sokakta, okulda, iþ yerinde ve kamu kurumlarýnda daha görünür hale geldiðini kaydetti.
"ÝSLAMOFOBÝ BÝR IRKÇILIK BÝÇÝMÝ OLARAK ELE ALINMALI"
Ýslamofobi'nin tanýmlanmasýna iliþkin tartýþmalara deðinen Dr. Öðr. Üyesi Babacan, bu olgunun bir ýrkçýlýk biçimi olarak deðerlendirilmesinin önemine iþaret etti.