Küresel ve bölgesel siyasette imkânsız görünen her şeyin mümkün hâle geldiği bir süreçten geçiyoruz. ABD ve İran arasındaki savaşın tetiklediği Hürmüz krizi geçici bir önlem olmaktan çıkıp kalıcı hâle geliyor. Hatta Malakka, Tayvan, Babülmendep, Cebelitarık, Dover, Kore ve Panama boğazı gibi diğer enerji ve ticaret yolları için de emsal teşkil edecek ölümcül bir uygulamaya dönüşüyor. Artık kimse İran'da rejim değişikliğini ve füze üretimini konuşmuyor. ABD ve İsrail'in müzakere ve yeni anlaşma şartlarında daha çok Hürmüz Boğazı ve nükleer program ile yaptırımlar gündemi meşgul ediyor. Yakında diğer bütün konularda uzlaşıya varılacak ve geriye sadece Hürmüz kalacak gibi görünüyor. Hatta Hürmüz krizi diğer boğazlara da yayılarak yeni bir küresel statükonun veya kaosun domino taşı işlevi görecektir. Buna yönelik hazırlıklar var. Zira Hürmüz krizi söylendiği veya planlandığı kadar etkili olamadı. ABD'nin beklediği yıkıcı etkiye daha yol açamadı. Zira 2022'de Rusya'nın Ukrayna işgali ve 2008'deki finans kriziyle karşılaştırıldığında Hürmüz sorunu nedeniyle petrol fiyatlarının hâlâ tolere edilebilir düzeyde seyrettiği görülüyor. Hürmüz krizi nedeniyle piyasaya 14 milyon varil daha az petrol sevk ediliyor. Petrolün varili ise 116 dolar düzeyinde. ABD'de galon benzinin fiyatı da 4.39 dolar civarında.
Hürmüz tamam sıra Malakka’da hakkında detaylı bilgiler güncellenmektedir.