Türkiye’nin arabuluculuk rolüne vurgu yapan Diab, “Türkiye her zaman barışın yayılmasında önemli bir katalizör oldu. Özellikle Ortadoğu’da oynayacağı büyük bir rol var” dedi. Ankara ile Beyrut arasında güçlü ilişkiler bulunduğunu belirten Diab, Türkiye’nin sahadaki diplomatik etkisinin savaşın sona ermesi açısından kritik olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) çatışmaları durdurmakta yetersiz kaldığını savunan Diab, “Bu konuda harekete geçmek BM’nin ahlaki sorumluluğu. Ateşkes geciktikçe insanlar ölüyor” ifadelerini kullandı.

Eski başbakan, Netanyahu yönetiminin stratejisinin yalnızca Lübnan’la sınırlı olmadığına dikkat çekti. İsrail’de dile getirilen “Büyük İsrail” anlayışına atıfta bulunan Diab, bunun Lübnan, Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve Kuveyt’in belirli bölümlerini kapsadığının öne sürüldüğünü söyledi. İkinci aşamada Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerin “tehdit” olarak görüldüğünü belirten Diab, İsrail’in saldırgan politikalarına ilişkin, “Birçok şeyi yapmaya cesaret edebileceklerine inanıyorum. Zaten bunu yapıyorlar” dedi.