İngiliz televizyon sunucusu Richard Madeley, El Salvador’daki dünyanın en sert cezaevi olarak gösterilen Terörle Mücadele Gözaltı Merkezi’ne (Centro de Confinamiento del Terrorismo / CECOT) girerek uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir belgesele imza attı. ‘Dünyanın Mega Hapishanesinin İç Yüzü’ adlı yapım kapsamında Tecoluca’daki yüksek güvenlikli tesise erişim izni alan Madeley, gördüklerini ‘yaşayan ölüm’ sözleriyle tanımladı.El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin çetelere karşı yürüttüğü sert güvenlik politikasının simgesi haline gelen CECOT, bugün yalnızca Latin Amerika’nın değil, dünyanın en tartışmalı hapishanelerinden biri olarak kabul ediliyor. Binlerce mahkûmun ağır güvenlik önlemleri altında tutulduğu tesis, son dönemde ABD’den sınır dışı edilen suçlular için de kritik bir merkez haline geldi.‘HİÇBİR ŞEY BU MANZARAYA HAZIRLAYAMAZ’Richard Madeley, cezaevine ilk giriş anında yaşadığı şoku şu sözlerle anlattı: “Hiçbir şey, kesinlikle hiçbir şey, sizi yerden tavana kadar uzanan parmaklıkların arkasında tıkıştırılmış halde duran 3 bin kel kafalı adamın görüntüsüne hazırlayamaz.”Madeley’nin aktardığına göre mahkûmlar, dört katlı metal ranzaların bulunduğu beton hücrelerde tutuluyor. Hücrelerde yatak bulunmuyor; yalnızca ince pamuklu çarşaflar kullanılıyor. Cezaevindeki ışıklar ise günün 24 saati açık tutuluyor ve hiçbir zaman kapatılmıyor. Mahkûmların tamamı yalnızca şort giyiyor, başları tamamen tıraş ediliyor ve dış dünyayla bağlantıları kesiliyor. Cezaevinde aile ziyareti, televizyon, kitap, gazete, dergi ya da internet erişimi bulunmuyor.
Madeley, göre geçmişte ülkeyi kontrol eden çetelerin yaklaşık yüzde 80’i ya CECOT’a gönderildi ya da Meksika ve Venezuela gibi ülkelere kaçtı. Buna rağmen bazı bölgelerde hâlâ çete kalıntılarının bulunduğu belirtiliyor: “Bir zamanlar insanların sıraya dizilip vurulduğu sokaklarda hâlâ kurşun delikleriyle dolu duvarlar var.”İNSAN HAKLARI TARTIŞMALARICECOT’un sert uygulamaları uluslararası insan hakları örgütlerinin tepkisini de çekiyor. Aktivistler, süresiz izolasyon, aile ziyaretlerinin yasaklanması ve rehabilitasyon eksikliğinin insan hakları ihlali anlamına geldiğini savunuyor. Madeley de bu eleştirileri tamamen reddetmedi: “Hiç şüphe yok ki Cecot insan haklarını ihlal ediyor.”Ancak ardından şu soruyu gündeme getirdi: “El Salvador, halkı onlarca yıl terörize eden psikopatlardan kontrolü geri almak istiyorsa başka bir alternatifi var mıydı?” Bu sözler, ülkedeki güvenlik politikaları konusunda süregelen küresel tartışmanın da merkezini oluşturuyor.ABD İLE YENİ DÖNEMCECOT son dönemde yalnızca El Salvador’un değil, ABD’nin göç ve sınır dışı politikalarının da önemli parçalarından biri haline geldi. Donald Trump döneminde başlayan iş birliği kapsamında, ABD’den sınır dışı edilen bazı suçluların El Salvador’da tutulması gündeme geldi. Geçtiğimiz hafta açıklanan resmî verilere göre, 2026’nın ilk aylarında ABD’den El Salvador’a gönderilen kişi sayısı ciddi oranda arttı. 2026’nın ilk üç ayında ABD’den sınır dışı edilen El Salvadorlu sayısı 5 bin 33 olarak açıklandı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı döneminde 2 bin 547 seviyesindeydi.