Güncelleme Tarihi: Haziran 17, 2026 08:33

ABD ile İran arasında varılan ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in “yaklaşık bir buçuk sayfalık ve oldukça genel bir belge” olarak tanımladığı anlaşma, ayrıntıları basına sızdığı kadarıyla şimdiden tartışma yarattı. ABD Başkanı Donald Trump tam metnin cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilmesi planlanan imza töreninin ardından açıklanabileceğini belirtirken, şu ana kadar ortaya çıkan ve İran’ın nükleer programından Lübnan’a kadar uzanan maddelere yönelik soru işaretleri Washington’da, Tel Aviv’de ve Tahran’da eleştirilere neden oldu.

Trump yönetiminin zafer olarak sunmaya çalıştığı anlaşma, Washington’da beklenen birlik havasını yaratamadı. Demokratlar sürecin Kongre’den gizli yürütüldüğünü savunurken, Cumhuriyetçi şahinler ise “teslimiyet” ve “taktiksel felaket” olarak nitelendirdikleri anlaşma ile İran’a hangi tavizlerin verildiğinin belirsiz olduğunu öne sürdü. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis “Gizli bir anlaşmaysa bunu nasıl ciddiye alabilirim?” sözleriyle tepki gösterirken, Senatör Lindsey Graham, “İran propaganda raporlarına güvenmek yerine, asıl belgeyi incelemeyi dört gözle bekliyorum. Ne kadar erken yayınlanırsa o kadar iyi” diye konuştu. ABD merkezli Axios’a göre CIA Direktörü John Ratcliffe da İran’ın, “ABD’nin talep ettiği nükleer adımları atıp atmayacağı” konusundaki şüphelerini Trump’a iletti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de kabine içi görüşmelerde anlaşmaya yönelik endişelerini dile getirdiği iddia edildi. Anlaşma etrafındaki bir diğer eleştiri ise milyarlarca dolar harcanan ve 13 ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan müdahale sonrası, eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayla aynı koşullara dönüldüğü yönünde.

Trump ise bu eleştirilere karşı anlaşmayı savunmayı sürdürüyor. Dün G7 Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, “Biz anlaşma imzalamamış olsaydık da büyük bir başarı elde etmiş olacaktık” diyen Trump, anlaşma kapsamında İran’a  300 milyar dolarlık finansman sağlanacağı iddialarını da reddederek “İran’a hiçbir şekilde yatırım yapmıyoruz. Dün bu yönde bir söylenti çıktı. Çok saçmaydı” dedi. Trump, Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı da eleştirerek çok daha iyi bir anlaşmaya vardıklarını savundu.

İsrail’de ise eleştiri oklarının hedefinde Başbakan Binyamin Netanyahu var. “Birlikte” (Yachad) adı altında birleşen muhalefet liderleri Naftali Bennet ve Yair Golan, anlaşmayı “tarihi bir başarısızlık ve Netanyahu’nun İran politikasının iflası” olarak değerlendirdi. Ekim ayında yapılması beklenen seçimler de Netanyahu’nun üzerindeki baskıyı artırıyor. Anlaşmanın, Netanyahu’nun yıllardır öne çıkardığı “Trump’la özel ilişki kurabilen lider” imajını zedelediği değerlendirmeleri yapılırken, Başbakan’ın önceki gün “anlaşmanın detaylarında hâkim olmadığını” belirterek, “İran ile anlaşmayı ABD Başkanı Trump imzaladı ve bu onun kararı” sözleri de dikkat çekti. Wall Street Journal gazetesine göre sandıkta yenilmek istemeyen Netanyahu, Trump ile acil bir görüşme ayarlamaya çalışıyor.

İsrail’de bazı kesimler Washington’a da tepkili. Kanal 14’ün sunucusu Yinon Magal, anlaşmanın imzalanmasında etkili olduğu iddia edilen Trump’ın Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’i “İsrail’deki kardeşlerini satmakla” suçladı. Öte yandan İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin ABD’den mutabakatı inceleme talebinde bulunduğu ancak reddedildiğini yazdı. Bu arada Netanyahu’nun, dün düzenlenen güvenlik kabinesi toplantısında, 8 Haziran’da İran’a planlanan saldırının ABD’nin talebiyle iptal edildiği bilgisinin sızdırılması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i azarladığı iddia edildi.