Cesur açıklamaları sebebiyle Yunan basını tarafından sık sık hedef gösterilen Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği İnsan Hakları Uzmanı Dr. Pervin Hayrullah, SABAH'a konuştu. İnsan hakları uzmanı Dr. Pervin Hayrullah, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerine yönelik asimilasyon politikalarını anlattı:

TÜRK KİMLİĞİNİ 5'E BÖLDÜLER 1990'lara kadar belli seviyede 'Türk' kelimesi kullanılıyordu. Sonra azınlığın etnik kimliğini Türk-Pomak-Çingene olarak böldüler. Geçtiğimiz yaz bir adım daha ileri götürerek, Müslüman azınlık Alevi ve Sünnilerden oluşmaktadır diye ayrı bir bölme çalışmasına başladılar. Biz bütünsel olarak Türk azınlığız. Bir olarak kendimizi görüyoruz. Son 15 yılda 104 azınlık okulunu kapattılar. Halbuki Batı Trakya Türklerinin azınlık okulları, Lozan Barış Antlaşması'nın 40. maddesine göre, hiçbir öğrencisi olmasa dahi devlet tarafından kapatılamaz.

AY YILDIZLARI KAZIDILAR Müftülerimizi seçme hakkımızı elimden aldılar. Batı Trakya Türklerinin kendi müftüsünü seçme hakkı azınlığa verilmedi. Yaşadığımız en büyük sorunlardan biri de budur. Camilerde Yunanca vaaza kısmen başladılar. Daha önceden Türkçe okunuyordu. Camilerde tadilata izin verilmiyor. Tayinli müftülerin insafına kaldı. Uzun yıllardır minare boylarımıza bile müdahaleler oluyor. Minarelerimizdeki ay yıldıza bile tahammül edemiyorlar. Ay yıldızları kazıtma gibi durumlara da maalesef tanık oluyoruz.

'HEDEF HALİNDEYİZ' Dr. Pervin Hayrullah maruz bırakıldıkları zorluklara dair "Batı Trakya Türk azınlığının vekilleri, parti başkanımız, müftülerimiz, genellikle Yunan basınının hedefi halindeyiz. Bir toplantıya katıldığımızda, bununla ilgili azınlık basınında bir haber çıkmışsa hemen Yunan basını tarafından hedef gösteriliyoruz" dedi.

'TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ HEP YANIMIZDA' Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkından ibadethanelere kadar birçok başlıkta ağır mağduriyetlere maruz kaldığını kaydeden Hayrullah, "Bizim herhangi bir bölücülük amacımız yok. Yalnızca dinimizle, dilimizle, kimliğimizle bütünlüğümüzü koruma gayretindeyiz. Türkiye'nin desteğini hep hissediyoruz. Bizim Batı Trakya'da nefes almamız, Türkiye'nin varlığı ile eşdeğerdir" ifadelerini kullandı.