OPEC'e 1967'de katýlan BAE, grubun yapýsýnýn þekillenmesinde etkili aktörlerden biri olarak, son yýllarda üretim kapasitesini artýrma talebiyle öne çýkýyordu. BAE'nin bütçe dengesini saðlamak için varil baþýna yaklaþýk 50 dolarlýk petrol fiyatý yeterli olurken Suudi Arabistan'ýn yaklaþýk 90 dolara ihtiyaç duymasý iki ülkenin, grubun izleyeceði politikalar üzerinde çekiþmesine yol açtý.
Üye ülkelerin üretim kotalarýný düzenleyerek küresel piyasalarda petrol fiyatlarý desteklemeye çalýþan OPEC'te bu tür kararlar üyelerin enerji bakanlarýndan oluþan Bakanlar Konferansý'nda alýnýyor. Bu kararlarýn hukuken baðlayýcýlýðý bulunmamasýna raðmen üyeler bu kararlara büyük ölçüde uyuyor. Üretim kapasitesine son dönemde 62 milyar dolar yatýrým yapan Abu Dabi yönetimi ise kýsýtlamaya gitmek yerine bu yatýrýmý gelire dönüþtürmeyi hedeflediði için grup üyeliðinden çýkarak petrol ihracat gelirlerini artýrmayý amaçlýyor.
Norveç merkezli araþtýrma kuruluþu Rystad Energy'nin Kýdemli Baþkan Yardýmcýsý Jorge Leon, BAE'nin OPEC'ten ayrýlma kararýnýn bir kýrýlmaya iþaret ettiðini belirterek, kararýn OPEC'in piyasa üzerindeki etkisini zayýflatabileceðini söyledi.
Leon, BAE'nin Suudi Arabistan'la birlikte OPEC'te anlamlý düzeyde yedek üretim kapasitesine sahip az sayýdaki üyeden biri olduðunu, bu kapasitenin ise grubun piyasa üzerindeki etkisini saðlayan temel mekanizma olduðunu belirtti.
Bu ayrýlýðýn kýsa vadede etkisinin Hürmüz Boðazý'nda devam eden aksaklýklar nedeniyle sýnýrlý kalabileceðini ifade eden Leon, uzun vadede ise bunun yapýsal olarak daha zayýf bir OPEC anlamýna geleceðini vurguladý.
Leon, BAE'nin OPEC'ten ayrýldýðýnda üretimi artýrma isteðine ve bunu gerçekleþtirecek kapasiteye sahip olacaðýný vurgulayarak, "Bu ayrýlýk Suudi Arabistan'ýn piyasanýn ana dengeleyicisi rolünün sürdürülebilirliðine iliþkin daha geniþ soru iþaretleri yaratýyor." dedi.