Pistorius, Rheinische Post gazetesine verdiði röportajda, Hürmüz Boðazý'nda Alman donanmasýnýn görev yapmasýnýn ilk ön koþulunun çatýþmalarýn sona ermesi olduðunu belirterek, sonuçta Almanya'nýn Avrupa'nýn en büyük silahlý kuvvetlerinden biri olduðunu ve bu yüzden sorumluluk üstlenmeleri gerektiðini ifade etti.

Alman donanmasýnýn mayýn tespiti ve temizleme konusunda iyi olduðunu aktaran Pistorius, Hürmüz Boðazý'nda seyrüsefer güvenliðine katkýda bulunabileceklerini kaydetti.

Pistorius, ancak bölgede görev yapabilmenin Alman Meclisinden yetki alýnmasýyla mümkün olabileceðine iþaret ederek, zaman kazanmak için Alman birliklerinin bir kýsmýný erkenden Akdeniz'e sevk etme kararý aldýklarýný, böylece yetki kararý alýndýktan sonra daha fazla zaman kaybetmemiþ olacaklarýný anlattý.

"Akdeniz'e bir mayýn arama gemisini sevk edeceðiz" diyen Pistorius, bu gemiye bir komuta ve ikmal gemisinin de eþlik edeceðini açýkladý.

Pistorius, Hürmüz Boðazý'nda destekte bulunmak için baþka yerlerdeki yükümlülüklerini geçici olarak makul ölçüde ve ortaklarla koordineli þekilde azaltacaklarýný belirtti.

Alman bakan, Avrupa Birliði'nin (AB) Kýzýldeniz'de Aspides misyonu baþlatmasý söz konusu olduðunda da ayný þekilde hareket ettiðini ifade ederek, o dönemde de AB'nin ve Federal Meclisin kararlarý beklenildiðinde ilgili fýrkateyni Akdeniz'e göndermeye karar verdiðini, bunun da görevin baþlamasýný önemli ölçüde hýzlandýrdýðýný anýmsattý.