Türkiye'nin uluslararası taşımacılık güzergahı olan Karadeniz Sahil Yolu, özellikle Artvin'in Hopa, Kemalpaşa ve Arhavi ilçelerini kapsayan bölgede yaşanan heyelan ve kaya düşmesi olaylarıyla ciddi bir güvenlik sorunu haline geldi. Yamaçlardan kopan devasa kaya kütleleri, ulaşımı aksatmanın yanı sıra ölümcül kazalara da davetiye çıkarıyor.
Bölgedeki tehlikenin boyutları, son yıllarda yaşanan trajik olaylarla gözler önüne serildi. 1 Temmuz 2022 tarihinde Hopa-Kemalpaşa mevkisinde tırların üzerine düşen kayalar bir sürücünün hayatını kaybetmesine neden olurken, 8 Aralık 2024'te Arhavi'de meydana gelen heyelanda ise yaklaşık 100 bin tonluk toprak ve kaya kütlesi altında kalan bir otomobildeki 4 kişi yaşamını yitirdi. Benzer vakalar 2026 yılında da devam ederek bölgedeki riskin sürdüğünü kanıtladı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yapılan incelemeler, mevcut durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Hakan Ersoy, son 5-6 yıl içerisinde 30 kilometrelik hatta 6 ciddi vaka yaşandığını ve bunların yarısının ölümlü olduğunu belirtti. Ersoy, bölgedeki yolların şevlere çok yakın inşa edildiğini ve kaya düşmesi durumunda araçlar için bir tampon bölge bulunmadığını ifade etti.
"500 tonluk bloğu hiçbir önlem durduramaz"
Prof. Dr. Ersoy, bölgedeki kaya bloklarının 500 tonu, hatta bazı durumlarda 1000 tonu bulabildiğini vurgulayarak, "500 tonluk bloğu hiçbir insan yapısı önlem önleyemez" uyarısında bulundu. Bu tür devasa kütlelerin hareket ettiği alanlarda doğayla mücadele etmek yerine, sakınım planları uygulanarak bu bölgelerden uzaklaşılması gerektiğini savundu.
Lokal çözümlerin artık yetersiz kaldığını belirten uzmanlar, deprem gerçeğinde olduğu gibi heyelan ve kaya düşmesi riskinin de ulusal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini savunuyor. Karadeniz Sahil Yolu'nun yaklaşık 50 kilometrelik hattının, kamu kurumları ve üniversitelerin iş birliğiyle bütüncül ve stratejik bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bölgedeki dike yakın yamaçların oluşturduğu risk, her gün binlerce aracın geçtiği bu kritik güzergahta kapsamlı bir güvenlik planlamasını zorunlu kılıyor.