Karabük'ün Safranbolu ilçesinde yaşayan ve 2 metre 15 santimetrelik boyuyla dikkat çeken Rumeysa Gelgi, Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki 12. yılını geride bıraktı. 2014 yılından bu yana dünyanın en uzun boylu kadını, en büyük el, en uzun parmaklar ve en uzun sırt gibi kategorilerde toplam 8 farklı rekorun sahibi olan Gelgi, bu başarılarını sadece kişisel birer unvan olarak değil, toplumsal farkındalık oluşturmak için bir araç olarak kullandığını ifade ediyor.
Tıbbi süreçte yeni tanımlama
Doğumundan itibaren hızlı büyümesine neden olan nadir bir sendromla yaşayan Gelgi, yıllardır süren genetik araştırmaların sonuçlarını paylaştı. Daha önce Weaver sendromu olarak bilinen rahatsızlığının, Fransa'daki Pasteur Enstitüsü'nde yapılan detaylı incelemeler sonucunda Moreno-Nishimura-Schmidt (MNS) sendromu olarak tanımlandığını belirtti. Gelgi, bu süreçte kendi genetik haritasının aydınlatılmasına katkı sağlayarak, benzer durumdaki bireyler için tıp literatürüne ışık tutmayı hedeflediğini vurguladı.
Farkındalık ve ilham kaynağı
Rekorlarının kendisine sağladığı görünürlüğü, nadir hastalıklarla mücadele eden bireylere cesaret vermek için kullandığını belirten Gelgi, bu yıl içerisinde nadir durumlara sahip bireylerin günlük yaşamlarını konu alan uluslararası bir belgesel projesinde de yer aldı. Türkiye'de de izleyiciyle buluşan belgeselin, toplumda empati geliştirilmesi ve farklılıkların anlaşılması noktasında önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Gelgi, 12 yıllık süreçte aldığı geri dönüşlerin kendisi için en büyük ödül olduğunu belirterek, özellikle engellerle veya nadir hastalıklarla mücadele eden kişilerden gelen olumlu mesajların, yaptığı çalışmaların doğruluğunu kanıtladığını dile getirdi. Akademik yayınları ve bilimsel katkılarıyla da dikkat çeken Gelgi, kendi deneyimlerini bilimsel kanıtlarla birleştirerek farkındalık çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.