Fransa'da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, gençlerin günlük yaşamlarında yapay zekâ teknolojilerine ne kadar entegre olduklarını ve ebeveynlerin bu durumu ne ölçüde gözden kaçırdığını gözler önüne serdi. YouGov tarafından yürütülen ve Interface kuruluşu tarafından analiz edilen anket, dijital dünyadaki kuşak farkının ve teknoloji kullanımındaki bilinçsizliğin boyutlarını ortaya koyuyor.
Araştırma verilerine göre, 11-12 yaş aralığındaki çocukların yüzde 40'ı haftalık olarak genel amaçlı yapay zekâ araçlarını kullandığını ifade ederken, ebeveynlerin yalnızca yüzde 26'sı çocuklarının bu teknolojilerle etkileşimde olduğunun farkında. Yaş grubu büyüdükçe kullanım oranları artsa da, ebeveynlerin tahminleri ile gerçek kullanım oranları arasındaki makas kapanmıyor. 16-17 yaş grubundaki gençlerin yüzde 70'i düzenli yapay zekâ kullanıcısı olduğunu belirtirken, ebeveynlerin bu konudaki tahmini yüzde 61 seviyesinde kalıyor.
Ebeveynler destek bekliyor
Teknolojinin çocuklar üzerindeki etkileri konusunda endişeli olan ebeveynlerin büyük bir kısmı, bu süreci yönetmekte yalnız kaldıklarını hissediyor. Katılımcıların yüzde 42'si, çocuklarına yapay zekâyı sorumlu bir şekilde kullanmayı öğretme konusunda hiçbir destek almadıklarını belirtiyor. Sorumluluk paylaşımı konusunda ise ebeveynlerin yüzde 51'i, bu görevin öncelikli olarak okullara ve öğretmenlere ait olduğunu düşünüyor. Teknoloji şirketlerinin sorumluluk alması gerektiğini savunanların oranı ise yüzde 41'de kalıyor.
Bağımlılık riski ve dijital okuryazarlık
Yapay zekâ sohbet robotları ve sosyal medya entegrasyonları, gençlerin platformlarda geçirdikleri süreyi de doğrudan etkiliyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 92'si, bu araçları kullanırken planladıklarından daha fazla zaman harcadıklarını itiraf ediyor. Özellikle sohbet robotları, 7/24 erişilebilir olmaları nedeniyle bir arkadaş figürü gibi algılanabiliyor. Uzmanlar, bu durumun doğrudan bir bağımlılık olarak tanımlanmasa da, gençlerin dijital dünyada beklenenden daha fazla vakit geçirmesine yol açtığını vurguluyor.
Avrupa Birliği'nin gündemindeki Çocukların Korunması Yasası gibi düzenlemeler, platformların güvenli tasarım ilkelerine uymasını zorunlu kılmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, sadece yaş sınırlamaları veya yasakların yeterli olmayacağını, çocukların dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesinin ve ebeveynlerin bu süreçte daha fazla desteklenmesinin kritik önem taşıdığını belirtiyor.