Orta Doğu'da tansiyon, ABD'nin bölgedeki askeri ve diplomatik varlığını sessizce azaltma kararıyla birlikte yeniden yükseldi. ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon, bölgedeki üslerde ve diplomatik misyonlarda personel sayısını düşürme talimatı verdi. Ürdün, Katar ve Kuveyt'teki üslerde bulunan Amerikan askerlerinin taşınması, İran'dan gelebilecek olası tehditlere karşı bir önlem olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'daki ABD büyükelçiliği ise yalnızca acil durum personeliyle hizmet verecek şekilde statü değişikliğine gitti.
Trump'tan İran'a Mesaj
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir müzakere sürecinin işlemediğini belirterek, yakın zamanda bölgede önemli gelişmelerin yaşanabileceği sinyalini verdi. Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini vurgularken, askeri seçeneklerin masada olduğunu ima etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise operasyonel güvenlik gerekçesiyle asker hareketliliği hakkında detay vermezken, bölgedeki çıkarları korumaya hazır olduklarını bildirdi.
Hürmüz Boğazı'nda Çatışma
Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, İran Devrim Muhafızları'ndan kritik bir açıklama geldi. Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nın batısında petrol transferi yapan dört geminin vurulduğunu ve bölgedeki deniz mayınları nedeniyle kazaların yaşandığını duyurdu. Tahran yönetimi, ABD'yi gemileri tehlikeli rotalara teşvik etmekle suçlayarak, bu tutumun devam etmesi halinde bölgedeki ABD üslerinin hedef alınabileceği uyarısında bulundu.
Sivil Havalimanına Saldırı
Gerilimin bir diğer boyutu ise Suudi Arabistan'da yaşandı. Kral Fahd Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda bir yabancı uyruklu kişi hayatını kaybederken, sekiz kişi yaralandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, İran destekli Husilerin sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırdığını belirterek durumu kınadı. Bölgedeki bu gelişmeler, ABD'nin İran'a yönelik olası muharebe operasyonlarını yeniden değerlendirdiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle dikkatle takip ediliyor.