Birleşik Krallık hükümeti, Kuzey Denizi'nde yer alan Jackdaw doğalgaz sahasında sondaj faaliyetlerine başlanacağını duyurdu. İskoçya'nın Aberdeen kentinin yaklaşık 240 kilometre doğusunda bulunan bu saha, enerji arz güvenliğini güçlendirme hedefiyle gündeme geldi. Hükümet yetkilileri, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve fiyat artışları karşısında yerel rezervlerin sorumlu bir şekilde kullanılmasının zorunlu olduğunu savundu.
Çevreci gruplardan sert tepki
Karar, enerji şirketleri tarafından olumlu karşılanırken, çevreci örgütler ve muhalefet kanadından yoğun eleştiriler aldı. Greenpeace ve Yeşiller Partisi gibi oluşumlar, bu adımı iklim hedefleriyle bağdaşmayan bir iklim vandalizmi olarak nitelendirdi. Eleştirmenler, fosil yakıtlara olan bağımlılığın devam etmesinin, Birleşik Krallık'ın 2050 yılına kadar ulaşmayı hedeflediği net sıfır emisyon hedeflerini tehlikeye attığını vurguladı.
Öte yandan, uzmanlar ve bazı siyasi figürler, petrol ve doğalgaz fiyatlarının küresel piyasalar tarafından belirlendiğine dikkat çekerek, bu projenin hane halkının elektrik faturalarını düşürme konusunda etkisiz kalacağını öne sürdü. Greenpeace UK Siyaset Direktörü Ami McCarthy, fosil yakıt lobisinin enerji politikaları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, gerçek pragmatizmin yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmak olduğunu belirtti.
Hukuki süreç ve geçmiş kararlar
Projenin önündeki en büyük engellerden biri, İskoçya'daki mahkemelerin daha önce aldığı kararlar olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl mahkeme, Jackdaw ve Rosebank gibi projelerin onay süreçlerinde dolaylı karbon emisyonlarının yeterince değerlendirilmediğine hükmederek bu onayları hukuka aykırı bulmuştu. Hükümetin, en büyük işlenmemiş petrol rezervlerinden biri olarak kabul edilen Rosebank sahası hakkındaki nihai kararı ise henüz belirsizliğini koruyor. Hükümet, yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde dahi önümüzdeki yıllarda petrol ve gaza ihtiyaç duyulacağını savunarak, enerji stratejisini bu denge üzerine kurmaya devam ediyor.