Euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi Fransa, kamu maliyesindeki bozulma ve artan toplumsal huzursuzluk nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Ülkenin 10 yıllık devlet tahvili faizleri yüzde 4,9 seviyesine yaklaşarak son yirmi yılın en yüksek noktasına ulaştı. Yatırımcılar, Fransa'nın GSYH'sinin yüzde 119'una ulaşan kamu borcu nedeniyle daha yüksek risk primi talep ediyor.
Hükümet, 2027 bütçesini Ulusal Meclis'ten geçirmeye çalışırken, bir yandan da hayat pahalılığına karşı protesto düzenleyen kesimlerin talepleriyle karşı karşıya. Kamu borcu faiz ödemelerinin 2027 yılına kadar 91 milyar euroya çıkması beklenirken, düşük ekonomik büyüme ve enflasyon vergi gelirlerini baskılıyor. Bu durum, hükümetin yeni harcama paketleri oluşturmasını imkansız hale getiriyor.
Oxford Economics tarafından hazırlanan analizler, Fransa'daki tahvil piyasası çalkantılarının Euro Bölgesi'ne yayılma riskini ortaya koyuyor. Özellikle İtalya, yüksek kamu borcu ve yavaş büyüme hızı nedeniyle bu süreçten en çok etkilenebilecek ülkeler arasında gösteriliyor. Kurumun hazırladığı ağır senaryoya göre, Fransa ile Almanya arasındaki tahvil faizi farkının 400 baz puana çıkması durumunda, Fransa ve İtalya'nın 2027 yılında resesyona girmesi bekleniyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, piyasalardaki endişeleri giderecek çözümün öncelikle Fransa'nın kendi bütçe disiplinini sağlamasından geçtiğini vurguladı. Yatırımcılar, hükümetin bütçe açığını GSYH'nin yüzde 5'i seviyesine çekecek inandırıcı bir mali plan sunmasını bekliyor. Ancak mevcut azınlık hükümetinin bu denli kapsamlı tasarruf önlemlerini hayata geçirme kapasitesi piyasalar tarafından şüpheyle karşılanıyor.
Öte yandan, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi belirsizlik de devam ediyor. Aşırı sağcı lider Marine Le Pen, kamu harcamalarında büyük kesintiler içeren alternatif bir bütçe planı sundu. Ancak ekonomistler, bu planın uygulanabilirliği ve tasarruf hedefleri konusunda ciddi çekincelere sahip. Uzmanlar, Fransa'nın uzun süredir bir borç krizine doğru ilerlediğini ve bu sürecin artık kritik bir aşamaya geldiğini belirtiyor.