İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar ve uzun süreli abluka, Gazze Şeridi'nde yaşayan yüz binlerce Filistinliyi insani bir felaketin eşiğine getirdi. Evlerini terk etmek zorunda kalan siviller, bölgenin orta kesimlerinde kurulan derme çatma çadırlarda hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak yaz aylarının gelmesiyle birlikte bölgedeki yaşam koşulları, kavurucu sıcaklar ve temel ihtiyaç maddelerine erişimin imkansız hale gelmesiyle daha da ağırlaştı.
Çadırlar yaşanmaz hale geldi
Plastik brandalardan inşa edilen çadırlar, gün içinde güneşin etkisiyle adeta birer fırına dönüşüyor. Bölgedeki yerinden edilmiş kişiler, çadırların içinde durmanın imkansız olduğunu ve vantilatör veya buzdolabı gibi temel soğutma araçlarından yoksun olduklarını belirtiyor. Gece saatlerinde dahi brandaları suyla soğutarak nefes almaya çalışan aileler, çadırların yıpranmış olması nedeniyle sürekli onarım yapmak zorunda kalıyor.
Salgın hastalık ve haşere tehdidi
Temiz içme suyuna erişimin neredeyse tamamen kesilmesi, banyo yapacak suyun dahi bulunamaması hijyen krizini derinleştiriyor. Kanalizasyon sistemlerinin kullanılamaz hale gelmesi ve çöplerin düzenli toplanamaması, kampları sivrisinek, pire, fare ve hamamböceği gibi haşerelerin istilasına uğratıyor. Bu durum, özellikle çocuklar ve kronik rahatsızlığı olan bireyler arasında deri hastalıkları, enfeksiyon ve güneş çarpması gibi sağlık sorunlarını tetikliyor.
Uluslararası topluma yardım çağrısı
Gazze'deki kamplarda yaşam mücadelesi veren Filistinliler, uluslararası topluma acil insani yardım çağrısında bulunuyor. İsrail'in sınır kapılarındaki kısıtlamaları nedeniyle yakıt, gıda ve barınma ekipmanlarının bölgeye girişinin engellenmesi, su kuyularının ve arıtma tesislerinin çalışmasını da durduruyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, bölgedeki aşırı kalabalık ve hijyen eksikliğinin salgın hastalıkları kaçınılmaz kıldığı konusunda uyarılarını sürdürüyor. Ancak mevcut abluka politikaları, sivillerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmesini engellemeye devam ediyor.